Ruhsal Hukuk – Sorumluluk

Sorumluluk bilinci İlahi Nizam’da çok önemli Temel ve Esas değerlerdendir. Sorumluluğun sağlanmadığı ve karşılanmadığı yerde zarar doğar. İlahi Nizam üyeleri Dünya üzerindeki İlahi İşlerin sorumluluğunu üstlenirler. Sorumluluk temel ve esastır. Yetki ve derece yükseldikçe sorumluluk artar.

Her yetişkin kendi alanı-çevresi, ailesi, gereklilikleri, özdenetimi, muradı, ahlakı, karakteri, gelişimi, geçimi, güvenliği, yaptıkları ve yapmadıklarından sorumludur. Her ebeveyn çocuğundan ve nasıl yetiştiğinden sorumludur. Temel ve Esas değerleri kazanıp sağlamaktan çocuklar da dahil herkes sorumludur.

Yüksek ve İlahi değerlerden bütün inisiyeler sorumludur. Her inisiye herkesin sorumlu olduğuna ek olarak kendi vazifeleri, ödevleri, disiplini, gereklilikleri ve bütünün hayrından sorumludur. İnisiyeler saf, masum, dürüst ve merhametli olmalıdır. Her inisiye farkındalığı az olan bireylere rehberlik etmelidir. İnisiyeler acizleri güçlendirmeli ve imkanı olduğu ölçüde muhtaçların ihtiyaçlarını karşılamalıdır. İnisiyeler kendilerini gerektiği ölçüde disipline etmeli ve aşkınlık kazanmalıdır.

İlahi Nizam toplumların sevgi ortamından, sağlığından, refahından, basiretinden, özgürlüğünden, bereketinden, adaletinden, hakikatinden, tekamülünden, gelişiminden, çağdaşlığından, aydınlanmasından ve genel olarak Temel-Esas-Yüksek ve İlahi değerlerin sağlanmasından sorumludur. İlahi Nizam’ın sorumluluk boyutu Kozmiktir ancak Yaşam Ortamları içinde Tanrı’ya bağlı odaklar oluşturarak bu odaklar kendi alanları içinde faaliyet gösterirler. Kendi durumunu stabil hale getiren bir toplumda bulunan İlahi Nizam odakları diğer toplumlara sınır ötesi çalışmalı ve sınırlarını genişletmelidir. İlahi Nizam odaklarının sınırları geçişli ve açıktır. Nur sınırsız açılım gösterir, İlahi Nizam odakları da Nuru üretmeli, yoğunlaştırmalı ve yaymalıdır. Ancak Dünya’da yaşayan nizam üyeleri-inisiyeler Dünya ve Güneş Sistemindeki faaliyetlerden, ihtiyaç ve gerekliliklerin karşılanmasından ve duaların kabul edilmesinden sorumludur. Allah’ın sorumlu tutulduğu herşeyi gerçekleştirmekten İlahi Nizam da sorumludur.

Her birey yaptığı her şeyden sorumludur.

Her birey öğrenmesi gerekip öğrenmediğinden sorumludur. Nadir bir bilgiyi bilen de öğretmekle sorumludur. İrfan sahibi olan kesinlikle paylaşmalıdır.

Adalet sağlanana kadar adaletsizlik vardır. Adaletten herkes sorumludur. Vicdan ve Gönülün esas açılımını sağlayan değer Koşulsuz Sevgi ve Adalettir. Adalet bizi Orta Sütun’da dik tutar. Adalet güç, imkan ve yetkinin doğru uygulanması ve doğru paylaştırılması ile sağlanır.

Ortak imkanlar ortak bereket sağlar.

Bir bütünden hak ettiklerinden veya ihtiyaç duyduklarından daha fazla pay alan kişi ve gruplar başkalarının ihtiyaçlarını karşılayamadığı durumda sorumlu olurlar. Herkes uzanıp aldığına sahip olabiliyor. Ancak açgözlülük dengesizlik ve adaletsizlik yaratır.

Birey sahip olduğu imkan, para, yetenek, güç, bilgi ve enerjiyi nasıl kullandığından sorumludur.

Nur, sevgi, yöntem, kuram, teknik, akıl, farkındalık, güç, yetenek ve bilgi paylaşıldığı yerde artar. Bu da sorumlulukların paylaşılmasını sağlar.

Ancak para, maddi imkan, hisse, mülk sınırlı sayıdadır ve birisi haddinden fazla alırsa başkasına daha az kalır. Bu yüzden şirketlerin ve şahısların çok zengin olması hayırlı değildir. Ekonomik adalet için ekstra kazancın büyük bir kütle halinde paylaştırılarak hibe edilmesi gerekir.

Daha yüksek imkan, para, zeka, farkındalık, güç, bilgi ve enerji sahibi olan insanlar toplumda daha az sahip olanların kalkınmasından ve muhtemel-mevcut acizliğinden ve yoksunluğundan sorumludur. İmkanı olan imkan yaratıp yol açmalıdır.

Bu durumda aydınların da cehaletten sorumluluğu, zenginlerin de fakirlikten sorumluluğu vardır.

 

Her birey kendi geçmiş yaşamlarından, alanından, ailesinden, yakın çevresinden, işinden ve boyutundan sorumludur.

Her bireyin kusur, günah ve suçları kendi sorumluluğudur, ancak günahlar ve suçlar diğer insanları etkiler.

Kusur durumunda uyarmak, suç durumunda da yetkililere bildirmek de şahit olan herkesin sorumluluğudur.

Kişi kaldıramayacağı sorumlulukların altına girmemelidir. Ancak yapılması gerekenleri elinden geldiğince yapmalıdır, elinden gelen yapılması gerekene yetmediği durumda kişi disipline girerek kendini geliştirmekle yükümlüdür.

Birey geçmiş yaşamlarında üzerine düşen ancak almadığı sorumlulukları üstlenmelidir.

Bir ilişkide olumsuz bir durum varsa bunda ilişkiye dahil olan herkes eşit olmasa bile paylaşımlı bir sorumluluk sahibidir. Suç karşı tarafta olsa bile sorumluluk bütün taraflardadır.

Bir grupta olan olumsuzluklardan da sadece olumsuzluğa sebep olan bireyler değil bütün grup üyeleri sorumludur. Grup üyelerinin düzensizlik-usülsüzlük-ahlaksızlık gösteren bireyi doğrulamakla yükümlülüğü vardır.

Birisi sorumluluk almadığı zaman oluşan eksikliğin başkalarının üzerine zorunlu olarak yük bindirdiğinin farkında olmalıdır.

Sorumlulukların boşverilmesi durumunda yapılar çöker veya çürür. Sorumluluktan caymak sorumsuzluğa, suça ve olumsuzluklara göz yummaktır.

Sorumluluk almayan bir toplumun gelecekten umudu yoktur ve Tanrı’dan medet ummamalıdır.

Sorumluluklar gerekliliklerden dolayı bağlayıcıdır aslında gerekliliklerin ve ihtiyaçların sağlanması özgürleştiricidir.

Güç arttıkça sorumluluk artar.

Sorumluluk bağlayıcıdır ancak özgürlükle çelişmez. Aksine sorumluluk üstlenmek büyük çapta ve uzun vadede özgürlüğü sağlar ve garantiler, ancak bu sadece bireysel boyutta yorumlanmamalıdır.

Dünyada, insanlıkta ve toplumlarda karşılanması gereken gereklilikler vardır. Gerekliliklerin karşılanmasından herkes sorumludur. Farkındalığı olmadığı için veya kasten sorumluluk üstlenmeyen bireylerin oluşturduğu emek eksikliğini farkındalığı olan, gereklilikleri gözeten ve kendini adayan bireyler üstlenmek zorunda kalırlar. Çünkü gereklilikler karşılanmadığı zaman zararı herkese değebilir.

Özellikle yüksek inisiyelerin üzerine bu yüzden çok fazla sorumluluk biner.


İlahi Nizam’da iş çoktur ve herkes gerekliliklerin karşılanması için payından fazlasını alabilir.

Farkındalığa eren, gereklilikleri bilen ve sorumluluk üstlenen insan sayısı arttıkça, diğer inisiyelerin üzerinden yük kalkar.

Koruyucular alanlarındaki herkesi korumakla yükümlü olsalar bile bireyler kendilerini korumadıkları zaman koruyucuların alanlarından çıkabilirler. Koruyucuların uyarı ve eleştirilerini dinlemeyen, içsel çatışmalarını koruyuculara yansıtan ve koruyuculardan uzaklaşan bireylerin güvenliğinden koruyucular sorumlu tutulamaz, birey öncelikle koruyucuya saygı duymalıdır. Koruyucuların negatif ve yıkıcı enerji kullanma ve cezalandırma icazeti vardır, bunu nasıl kullandıklarından sorumludurlar. Koruyucular bireylerden çok temsil ettikleri değerleri ve alanı korumakla yükümlüdür. Koruyucular kendi güvenliklerinden sorumludur ancak alanındaki bireyler koruyucuyu korumalı, eleştiri ve negativitelerine anlayış göstermelidirler.

Her inisiye bir sonraki eşiğine geçmeden önce kendinden bir alt kademedeki inisiyelerden en az bir tanesini kendi seviyesine erişmesine yetecek kadar danışmanlık, yardım, rehberlik ve eğitimi koşulsuz vermelidir, ancak onun yapması gereken işi ve sorumluluğu üstlenmemeli, gerektiği ölçüde bildirmelidir. Aksi durumda eşiği geçemez.

Öğretirken öğreniriz. Bu yüzden derecelerin dersi öğretirken anlayışımızda katılaşır. Bir dereceyi tam kapsamıyla tamamlamak birisinin de erişmesine yardım ederek mümkün olur.

Bu sadece derece atlamak için yapılmamalıdır. Bulunan ortamın gereklilikleri düşünülerek inisiye sayısının ve derecelerinin artması gerektiği ölçüde eğitim, rehberlik ve yardım yapılmalıdır.

Bir kişi eşiği geçse bile çevresindeki kendinden alt derecelerde olan birden çok inisiye ile doğrudan kontak kurmalı, haberdar olmalı, denetlemeli, bilgi ve deneyimini paylaşmalı, yardım ve rehberlik etmelidir. Eşiklerden birlikte, birlik içinde, birlik için geçeriz. 

Bir kişinin farkındalık derecesi ile doğum hakkı olan inisiyasyon derecesi eğitim ve farkındalık kazanma süreci içinde birbirinden farklı olabilir. Yüksek inisiyeler bu yönden kişinin hem ömürü içinde mevcut durumuna hem de geçmiş yaşamlardaki karmasından ötürü doğum hakkından gelen inisiyasyon derecesini görerek eğitim vermelidir. Bir inisiyenin eğitim verdiği bir başka inisiye özlük hakkıyla kendisini geçebilir ancak farkındalığı o an kendi inisiyasyon derecesinden düşük olabilir. Bu durumlarda eğitim veren kendi haddini aşmamalıdır. (Magister Templi veya Magus olarak doğana bir Adeptus Exemptus veya A. Minor yolunda kendi derecesine gelene yardım edebilir ama Da’ath eşiğini ve peçeyi geçme konusunda yardım edemeyebilir, ama MT veya Magus kendi özlük hakkına çoğunlukla kör inisiyasyon veya İlahi yardım usülüyle eriştikten sonra AE’nin peçeyi geçmesine veya Am’nin yükselmesine-güçlenmesine yardım edebilir, ancak beraber geçiş ve yükseliş de anlayışlı olunması durumda mümkün olabilir)

Kendisi kör inisiyasyon yaşadığı için başkalarına da kör inisiyasyon ve sağduyusuz akıl oyunlarıyla eğitim vermek yasaktır. Kör inisiyasyon ile öğrenenler özellikle etrafındakilerin öğrenme sürecini kolaylaştırmalıdır. Eğitimler olabildiğince net olmalı ve kişinin ihtiyaçlarını karşılamalıdır.

Hakikat seviyesinde doğum hakkı olanlar geldikleri seviyenin üstünde bir kişiyle doğrudan iletişim kurma ihtimalleri düşük olduğu için özlük hakkı seviyelerine gelene kadar kör inisiyasyon yaşamak zorunda kalabilirler. Ancak Sağlıklı Şifacılık İnisiyatifi bu açıdan kurtarılmış bölgedir.

 

Reklamlar

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s