Holistik Simya – Şifa Gücünün Temelleri – Nur

Vücut, Akıl, Kişilik, Ruh veya yaşayan bir varlığın herhangi bir yönünde bulunan olumsuz bir durumu olumlu bir duruma çevirmek veya hastalıktan sağlığa gitmek için hayat ve şifa gücüne ihtiyaç duyarız. Şifa’nın temelinde elbette sağlık bilgisi ve sevgi bulunur. Sevgiden doğan ilgi sorunları tespit etmemizi ve anlamamızı sağlar. Sevgi gibi olumlu bir hal içinde elbette zihnimiz de daha rahat çözüm üretebilir. Ancak şifa gücünü kuru bir şekilde sadece koşulsuz sevgi olarak görmemek, koşulsuz sevginin içinde derinleşmek ve bunun gerekliliklerini bütün seviyelerde karşılamak ve geliştirmek gerekir. Sağaltan ve Yaratan Nur sadece saf bir ışık olarak düşünülmemelidir. Nurun içinde apayrı gerçeklikler vardır.

In the process of psychic healing or laying on of hands, the healer feels connected to a higher power. For many western healers this higher power is Christ consciousness, an all knowing and loving presence that transcends rationality and guides the healing session. In my painting Healing, the healer and patient complete a circuit of  Continue Reading »

Tarih boyunca bilim, sanat, felsefe ve teknolojideki gelişmeler de ilham ve ışıkla gelmiştir, ancak bunların bilgisi de ışığın içeriğindedir. Haliyle zihninizde mevcut olan bilgiler de elinizden çıkan ışığın içindedir. Bir kaç sefer iradenizle yaptığınız bir şeyi bir programı çalıştırır gibi tekrarlayabilir, ancak bu sefer kendiliğinden yaparken sizin işlemin gerçekleştiğine şahit olmanız önemlidir.

Ruhsal veya bütüncül şifa gücüne sahip olmak bir kişinin hem farkındalığını açar hem de sağlığını yerine getirir, böyle bir güç aynı zamanda kişiye daha önceden görmediği bir çok hayırlı olasılığın da önünü açar. Bu yönüyle şifa gücü bir Işık/Nur olarak da gözükebilir.

Hepimizin kendine özgü Nurani nitelikleri vardır ve hepimizin hayatlar boyu gösterdiği emeğe dayanır. Her meslek ve disiplin içinde Nurani kalitesi yüksek olan kişiler o meslek/disiplini de öne taşıyan, geliştiren kişiler olur. Toplumlar içinde de Nurani nitelikleri gelişmiş olan kişiler toplumu ileri taşıyan, yol gösteren, problemleri çözen, sağaltan, öğreten, yenilikler getiren kişiler olurlar.

Karmik durumumuz Nurumuzu doğrudan belirler. En basitinden doğru davranışlar göstermek aklen, vicdanen, ahlaken ve bedenen geliştiğimizi gösterir. Nur işlediği her şeyi düzeltir, onarır, sağaltır, yeniler, hayat verir ve mevcut durumundan daha olumlu bir hale getirir. Doğru alışkanlıklara sahip olmak Nur’un korunabilmesi, güçlenmesi, çoğalması ve gelişmesi için çok önemlidir.

Bir şifacının sahip olduğu şifa gücü öncelikli olarak;

  • Holistik Sağlık Durumu
  • Hayat Koşulları
  • İlişkileri
  • Karmik Hizmet ve Toplumsal Sorumluluk
  • Şifa Uygulamaları Yapma Sıklığı
  • Kendine Yaptığı Ruhsal (Şifa – Simya/Yoga – Maji/Tantra) Pratikler
  • Holistik Denge
  • Eğitim & Disiplin – Sağlık ve Şifa Bilgisi
    • Modern-Geleneksel-Alternatif Tıp, Anatomi, Psikoloji, Sosyoloji, Patoloji, Genetik, Biyokimya, Diyet, Psikopatoloji, Naturopati, Homeopati, Radyestezi, Kinesyoloji, Rüya Kontrolü, Rüya Yorumlama, Astroloji (Medikal, Enerjetik, Ezoterik, Karmik vb.) Anjeloloji, Demonoloji, Enerji ve Karma Kanunları, Işık Beden, Sembolizm, Mitoloji, İlahiyat, Ezoterizm, Şamanizm, Simya, Yoga, Maji, Tantra, Tarih, Genel Kültür, Sanat, Ekonomi, Felsefe vb.
    • Araştırma
    • Teori – Kuram
    • Pratik – Uygulama
    • Yöntem – Metot
    • Yaratıcılık
    • Deneyim
    • Felsefe
  • Hayat Deneyimi
  • Aşkınlık geliştirilen ihtiyaçlar ve zorluklar
  • Cinsel Güç
  • Farkındalık
  • Tekamül Seviyesi
  • Enerjetik, Sezgisel, Zihinsel ve Ruhsal Yetenekler
  • Teşhis ve Tanı Yeteneği ve Şahit Olduğu Vaka Çeşitliliği
    • Problemlerin Kökenine İnme ve Sebeplerini Açığa Çıkarma
    • Çeşitli Problemlerin Çözümlerini Bilme
  • Zeka
    • HQ – Bütüncül Problem Çözme Yeteneği
    • IQ-EQ-PQ-SQ
    • Analitik Zeka
    • Eleştirel Zeka
    • Kavramsal Zeka
    • Pratik Zeka
    • Yaratıcı Zeka
    • Proaktif Zeka
      • Problemleri önceden gören ve önleyen bir zeka çeşidi.
  • İmgelem ve İnanç Gücü
  • İfade ve İkna Gücü
  • Saygınlık ve Güvenilirlik
  • Bütüncül Anlayış
    • Ruhsal, mistik ve ebediyete dair deneyimlerde yoğrulmak ve bu deneyimleri doğru yorumlayarak irfanı süzmek bir şifacı ve simyacı için çok gerekli bir anlayış sağlar.
  • Bedensel Durum – Simya
    • Bedensel Form
    • Esneklik
    • Hücre ve Dokular
    • Organ ve Sistemler
    • Biyokimya
      • Ör. Kan, Tükürük, İdrar veya Beyin-Omurilik Sıvısı gibi unsurların miktarı, içeriği ve kalitesi
    • Bedensel Verim
      • Bedenin nefes, besin ve suyu ne kadar verimli kullandığı.
  • Yaşam Muradının Açılımı
  • Uyumlamalar
  • Geçmiş Yaşamlardan Gelen Miras
  • Maddi, Manevi ve Ruhsal Genetik gibi konularda durumuna dayanır.

 

  • Her şifacının kendi uzmanlaştığı konularda daha yüksek şifa gücüne sahip olduğu unutulmamalıdır. Herkes güçlü ve hakim olduğu konuda şifalandırıcı-sağaltıcı-iyileştirici etkiye sahip olmaya yatkındır.
  • Ancak her şifacının yetkinlik kazanması bütüncül olarak sağlığı ve şifayı bilmeleri ile mümkündür. Tek bir konuda uzmanlaşmak yetmez, bütüncül sağlık ve şifa hakkında en az temel ve bir kaç dal içinde de en az orta seviyeye gelmek ve kapsamlı bir anlayış geliştirmek gerekir.

Şifa gücü bedensel ve psikolojik açıdan gösterdiği etkilerle bütün bitkilerde, yasadışı kabul edilen maddelerde veya idrarda (bkz. Amaroli –123) da olabilir. Ancak şifa gücüne sahip olan bir maddenin nasıl uygulandığı da şifa mekanizmasını etkiler, deri hastalıkları durumunda haricen direkt deri üzerine uygulanan tedavilere ihtiyaç duyarken, içsel hastalıklarda maddenin genellikle ağız yoluyla yenilerek veya içilerek alınması gerekebilir. Sağlık ve Hijyen açısından zor koşullar altında yaşayan Hindistan’da, insanlar Geleneksel Ayurveda Tıbbı içinde idrarlarını terapi ve hijyen amacıyla gerek içerek, gerek tonik gibi ciltlerine uygulayarak veya burun temizliği için burundan çekerek sağlıklarını korumuşlardır. Madde aleminde deva ve şifa değeri olan bir unsurun vücutta nereyi nasıl bir etki mekanizmasıyla etkilediğini bilmek gerekir. Günümüzde bitkiler ve geleneksel yöntemlerin yanı sıra reçeteyle veya genel kullanım için eczanelerde satılan sentetik/kimyasal ilaçlar sağlık kazanımları için kullanılıyor.

Bazen sadece semptomları gidererek hastalığı görünmez hale getirmekle yetinen ilaçların aksine, Şifa alanında her zaman çözümü problemin gerçek sebebini uygularız. Sebebi ortadan kaldırdıktan sonra vücudun hasarı daha hızlı onarması için enerji takviyesi yapılır veya karmik bir konuysa kişinin uygulayabileceği geçerli ve mantıklı tavsiyeler verilir. Fiziksel bir hastalık karmik veya daha yüksek ruhsal bir problemden de kaynaklanıyor olabilir. Ego problemleri yaşayan birisi sık sık reflü olur ve antiasit kullanması reflüsüne sebep olan problemi çözmez, ancak asitten kaynaklı ekşimeyi giderir. Kişi benzer koşullar altında egosuyla alınganlık gösterdiği zaman reflüsü yine tetiklenir. Bu durumda kişinin Egosal açıdan hazmedemediği konuyla yüzleşmesi ve alınganlığın kökenindeki inanç kalıpları değiştirildikten sonra reflü tekrarlamayı bırakır ve ilerde oluşabilecek gastrit veya ülser gibi problemler önlenir.

Depresyondaki birisinin de problemlerinin sebebi beynindeki kimyasallar değildir. Depresyonun sebebi kişinin yaşadığı olaylar ve bunun üzerine duygusal-düşünsel durumuna bakılarak bulunmalıdır. Depresyonun sebebi çocuklukta yaşanan bir travma, nostalji, sevgisizlik, geçmiş yaşamlardan gelen karmik yükün ağırlığı, farkındalık açılmasıyla kişinin hayatının tepetaklak olması veya farkedilen olumsuzluklar da olabilir. Bu durumda bir şifacı depresyon teşhisi koyduğu yerde ilaç yazmak yerine, ilgi ve dikkat ile kişinin psikolojisine yaklaşarak ilaç kullanımından daha kısa sürede depresyonu kaynağından çözebilir.

Bu durumda şifacının şifa gücünün temelinde gözlemleme ve problemlerin kaynağını bulabilmek vardır. Bu yönüyle şifacı şifalanan kişiye okuma/tarama yapma ve içsel aleminde dolaşarak problemli öğeleri tespit etmesi ve doğru yöntemler uygulayarak problemi ortadan kaldırması, gerekli onarım ve sağaltımı yapması yönünde bir şifa gücüne sahiptir.

Bir diğer şifa gücü kaynağı da sevginin odaklandığı konuda hayra doğru yaptığı itkidir. Sevgi besler, onarır, dönüştürür, temizler. Sevgi güzel niyetlerimizi gerçekleştirirken bizi adım adım yolda götüren bir güçtür. Sevgi her amacına ulaştığında ortada bütüncül bir hayır oluşturur.

Caring - Alex GreyBazen yaşlı insanların ağrıları insanlardan biraz sevgi gördükten sonra geçer. Özellikle yalnız başına bırakılan yaşlılarda hayatlarının son dönemlerini ilgi, sevgi ve şefkatten uzak geçirmek manevi olarak sıkıntılı hissetmelerine ve bu yüzden de bedenlerinde ağrı ve hastalık oluşmasına sebep olabilir. Aslında son dönemlerini sevdikleriyle birlikte geçirme isteği vardır. Bu son dönemlerde kavgalı ve dargın oldukları kişilerle barışmaları ve ömürlerinin sonunda ilişkilerini sevgiyle kapatmaları kendilerine büyük huzur verir.

Bir şifacı doktorun aksine bu türden ilaçlar ile çalışmak yerine sevgiyle uygulanan şifa ve terapi yöntemleri, bioenerji, evrensel enerji, dua-zikir, canlandırma-drama, trans-hipnoz, meleklerle iletişim, İlahi Nur, psişik yetenekler ve şifacılığa özgü diğer uygulamalar, teknikler ve teorilerden faydalanır. Ancak bir şifacının da doktorun da bilgisi sağlık bilgisidir. Bu açıdan şifacılar ve doktorlar birbirleriyle ortak bir alan içindedirler ve paylaşım/irtibat halinde olmalıdırlar.

Simya süreçlerinden geçerken bir kişinin bütüncül durumu Nar’dan Nur’a geçen bir dönüşüm seyreder. Bu hem kişinin merkezinden-özünden içini işleyen hem de kişinin içinde işlendikten sonra dışına taşan-yayılan ve başkalarına-evrene tesir eden işleyen hem maddi hem de manevi olgularda görülür. Bu süreçte insanın hem kendi sağlığı hem de çevresine yaptığı etki gün geçtikçe daha iyiye ilerler ve bir noktadan sonra kişi başkalarına şifa yapabilir hale gelir. Şifa gücünün açığa çıkması Bütüncül Yoga (sadece Bedensel-Hatha değil) ve Simya çalışmaları ile mümkün olur. Simya sayesinde bireyin farkındalığı artar, madden ve manen gelişir. Simya insanın yaratım süreci içinde nurlanmasını, kutlanmasını ve tamamlanmasını sağlar. Şifacıların hepsi Simya’dan geçmelidir.

ce6ef9c92800975ffc324f7317d8cf48

Simya’nın Amaçları

  • Bütüncül hayıra sebep olacak kişisel cevheri bulmak, açığa çıkarmak ve uygulamak.
    • Ruhsallık, Şifa, Tıp, Eğitim, Bilim, Sanat, Felsefe, Mucitlik, Politika, Yönetim, Teknoloji, Yetenek, İş, Okültizm vb. herhangi bir veya daha fazla konuda olabilir.
    • Cevher –  Deha, Bilgelik, Aşkınlık, Tutku veya Doğal Yetenek vb.
  • Arınma – Madden ve manen saflaşmak
  • Kendini bilmek
  • Kusurlardan arınmak
  • Erdem/meziyetleri açığa çıkarıp geliştirmek
  • Öz Nuru açığa çıkarmak
  • Öz Nuru işleyerek daha özel amaçlı Nurları açığa çıkarmak
  • Nuru güçlendirmek
  • Nuru yaymak ve çoğaltmak
  • İlahi murada hizalanmak ve evrenin desteğini almak
  • Kişisel muradı gerçekleştirmek
  • Nuru topluma uygulayarak şifa-yaratım-sağaltım-olumlu değişim sağlamak
  • Tanrıyla doğrudan irtibat kurmak
  • İnsanlığı, toplumları ve Dünyayı geliştirmek
  • Farkındalığı yükseltmek
  • Görünenin ötesini görebilmek ve bilinenin ötesini bilebilmek
  • Basiret, Hikmet, Anlayış, İrfan, Adalet, Doğruluk gibi erdemleri hem bireyde hem de toplumda sabitlemek, geliştirmek
  • Yaşamı daha manalı kılmak
  • Hakikate erişmek
  • Doğayı, İnsanı, Evreni ve Tanrıyı anlamak
  • Kutlanmak ve Kemaliyete ermek

Bütün bunlar Kundalini-Kutsal Ruh’un fizik bedende Omurga ve bütüncül bedende Orta Sütun-Sırat el-Müstakim-Tao-Brahmanadi/Sushumna Kanalı üzerinde Kökten Taç çakraya ve ötesine yükselişi boyunca geçerli olan hususlardır. Simya aslında Kundalini yükselişi ile tekamül etmektir. Kundalini’yi uyandırmak ve yükseltmek vücuda bir enerji pompalama değil bir tekamül yolu ve Hacc olarak görülmelidir. 

Simya-Yoga başlı başına bir uğraş ve meslek gibi görülebilir. Bir sanatçının veya yöneticinin haliyle usta bir simyacı olmasına gerek yoktur. Ancak bir simyacı bir sanatçının ilhama ulaşmasına yardımcı olabilir ve yaratıcılığını arttırabilir, fikir-sanat ürünlerinin manevi gücünü ve niteliklerini kutsayabilir; böylece birlikte toplumsal şifa ve aydınlanmaya sebep olabilirler. Hakeza bir yöneticinin de yönetim becerilerini ve önsezilerini kuvvetlendirebilir. Toplumdaki her birey simyacılardan faydalanabilir. Aynı şekilde toplumdaki her birey de Simya bilgisiyle hayatına, mesleğine, uğraşlarına değer katarak topluma etkisini daha da iyiye götürebilir.

Göremeyen bir kişi haliyle nereye ne uygulayacağını bilemez ve büyük olasılıkla şaşırır. Bu her konuda olduğu gibi şifa ve astroloji için de geçerlidir. Bir kişinin zor bir gezegen yerleşimini veya açı kalıbını ne kadar işlediğini anlamanın yolu diyalog kurmak ve sezgisel olarak tahlil etmektir. Haliyle negatif bir açı kalıbı herkes tarafından dikkatle işlendiği zaman çok faydalı bir hale gelebilmektedir. Zorluklardan çözümlerle galip çıkmak haliyle bir kişinin de öz-şifa ve dönüşüm gücünden geldiği kadar bu gücü arttırır. Kendi problemlerini çözebilen bir kişi de başkalarının problemlerini çözmek ve yardım etmek için yetkinleşir.

Bir çok şifacı kendilerini içinde buldukları zor hayat ve sağlık koşulları içinden kendi çabaları ile çıkmalarıyla şifa yeteneklerini keşfediyor. Dibe vurduğumuz yerde sürünmekten veya ölmekten vazgeçersek tek yolumuz yükselmektir. Zorluklardan kendi başına çıkabilen kişilerin her şeyden önce bedene-akla-vicdana-ruha uygun çözümler üretmeleri ve uygulamalarıyla “olumsuzu olumluya değiştirmesinde” şifa ve sağaltım görürüz. Bu her şifacı için önemli bir temel oluşturur. Farkındalık ve irade eksikliği yaşayan birisi nihayetinde kendini olumsuz koşullar altında cebelleşirken bulur ve daha dikkatli hareket etmeye başlar.

Şifacılar bu yüzden olumsuzluktan kesinlikle kaçmamalıdır. Problemlere dikkat ve ilgiyle yaklaşmak, problemin nasıl olduğunu hakikatiyle görmek, sebeplerini de görmemizi sağlar. İlgilenmeden hiç bir şey anlayamayız. Bir problemden kaçtığımız zaman üzerine yenileri birikir. Kötülük iyiliğe dönüştürülebilir. Hastalıktan sağlığa, çileden neşeye giden bir yol vardır ve bu takip edildiği zaman şifa gerçekleşir. Bu yolda ilerleten güçlerin hepsi Şifa Gücü olarak görülebilir.

Vücuttaki her şey birbirine bağlıdır ve herhangi bir sistemdeki herhangi bir unsurda olan bir olumsuzluk vücudun başka yerlerinde de bozulmalara sebep olabilir. Tersi de geçerlidir, belli kilit noktaların şifalanması vücudun sağlığını daha hızlı kazanmasını sağlar. Kanınızın durumu dilinizin rengine, diş etlerinize de cildinize de yansır, kanınızın durumunu etkileyebilecek de bir çok durum vardır, en basitinden organlarınızdan özellikle böbrekler veya karaciğerde olan bir aksaklık kanın kimyasını değiştirir. Bütün bunlar bu organlarla ilişkili duygular ve düşüncelerden de katılaşabilir. Her organ ve sistem bir senfoni gibi işlediği zaman bedende sağlık mevcut olur ve bu senfoni gezegenlerin hareketleriyle de bağlantılıdır, kişinin toplumla olan ilişkisine de. Bütüncül bir farkındalık geliştirmek haliyle her şifacının şifa gücünü belirler çünkü doğru reçete-yöntem doğru teşhis üzerine verilebilir. Şifacılar bu yüzden başta kendileri olmak üzere vücutlarının her bir parçasını itina ile işlemelidir. Meditasyon sırasında odaklandığımız her yerde değişim olacak ve bu diğer unsurlara da yansıyarak genel olarak sağlığı etkileyecektir.

Bu bütüncül bakış açısını daha rahat kategorize edebilmek için Orta sütun-Sushumna kanalı üzerine yerleştirilen çakralar bize daha hızlı düşünebilmek ve vücuttaki her şeyi birbirine bağdaştırabilmek için kolaylaştırıcı bir sistem sunar. Vücutta da Endokrin Sistemine karşılık verilen çakralar çevresindeki organlarla ilişkilidir. Çakralara enerjetik okuma ve çalışma yaparak vücudun geneline daha hızlı işleyebiliriz. Çakralar zaten organları ve sistemleri nasıl işleteceklerini bilen yazılımlara sahiptir. Bu yüzden Şifa alanında temel seviyedekiler bile çakralara çalışarak rahatlıkla sağaltım sağlayabilir. Ancak öğrenmeye devam ettiğimiz zaman bir Doktor veya Cerrah titizliğiyle hem bütüncül hem de detaylı bir şekilde çalışabiliriz.

Ancak şifayı sadece vücut sağlığı içinde düşünemeyiz. Beden sağlığının ötesinde bir de manevi sağlığımız vardır. Manevi sağlığımızın yerinde olması durumunda diğer bireylerle ve toplumla olan ilişkilerimiz de sağlıklı olur. Manevi sağlığımızda üstünlük gösterdiğimiz zaman deha, karizma, örnek kişilik, görünenin ötesini görebilme gibi durumlar geliştiririz. Aydınlanmış bir birey etrafını aydınlatabilir, keza aydınlanmanın sonucunda varlığının özünden çevresine bir ışık yaymaya başlar ve bu etrafına nüfuz eder. Ancak aydınlanma süreci zor bir süreçtir ve bir çok kişi de içinden geçmeden tam olarak anlayamaz.


Nuru eterik seviyede şifa enerjisi olarak da düşünebiliriz. Biyoenerji, Reiki ve diğer evrensel enerji çeşitleri; Kundalini Reiki, AuRaMa, Karuna Reiki, Mor Alev, Altın Güneş, Dragon Reiki aslında sadece eterik seviyede işlemez ancak her durum eterik seviyeden temellenerek somutlaşır. Bu enerjiler de eterik seviyeden diğer seviyelere nakledilir. Bir bakıma hastalıkları oluşmadan önce eterik seviyede tespit eder ve şifa uygularsak önleyebiliriz. Hastalıkları oluşmadan engelleyebilmek de bir evrensel şifa enerjisi kadar şifa gücüdür.

Önemli olan bu evrensel enerjilere uyumlandıktan sonra ışığı-enerjiyi ne kadar güçlü ve yetkin bir şekilde kullanabildiğimizdir. Evrensel enerjilerin bir aklı ve yaşayan varlığı vardır, içlerinde sağlık bilgisi hali hazırda bulunur, ancak bu bizim bilgi, birikim, tecrübe, pratik ve anlayış durumumuza da bağlıdır. Bir bakıma enerjiler gönderildiği zaman nasıl ve nereye hareket edeceğini kollektif bilinç ve hayat kanunları üzerinden bilirler deriz, ancak bunda Şifacının niyeti de enerjinin nasıl çalışacağını koşullandırır. Bu açıdan Şifacının kendi sağlık ve dengesi çok önemlidir. Şifacı güçsüz, dengesiz veya hastayken uyumlandığı seviye ne olursa olsun şifa yapmak yerine hastalık aktarabilir veya kendisinin hastalanmasına sebep olabilir. Bu açıdan aslında sadece enerjiye kanal olmayız, aynı zamanda filtreleriz.

Bir enerjiye uyumlanmış olmak bu bağlamda şifa yetkinliğini ve etkinliğini kimsede garantilemez. Bunu garantilemek için Sağlık ve Şifa İlimlerine vakıf olmak ve Simyevi açıdan gelişmiş ve olgunlaşmış olmak daha önemlidir. Elementleri dengede olmayan birisi elementleri daha dengede olan birisine şifa çalışmaya kalkıştığı zaman dengesini bozabilir. Yanlış inançlara sahip olan birisi de başkasında mevcut doğru inançları bozabilir. Bu açıdan bir şifacının hem kendi özgözlem, özeleştiri ve özşifa çalışmalarını yapması hem de diğer şifacılarla ortak alanda paylaşım içinde olması gerekir. Buna ek olarak şifacıların birbirlerini gözetlemesi ve denetlemesi Şifa Disiplinin toplum içinde saygınlığı açısından kayda değer öneme sahiptir.

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s