Ars Amatoria – Namus, Ev Hayatı, Evliliğe Hazırlık

Namus en doğal kanundur ve bedeninize işler ve işletir. Temel aile eğitiminizdir ve toplumsal saygı ve sevgi çerçevesinde her bireye özgürlük tanımalıdır. Namus ev, aile ve çevresel hayatı etkileyen normlardır ve her zaman güncel koşulara uygun olanı makbuldür.

Evlenmeden ilişkiye girmek namussuzluk değildir, ancak evliyken evlilik dışı ilişkiye girmek aile yapısına ve çifte zarar verir. Güzel niyetler ve sevgi ile cinsellik Müt’a nikahı için yeterlidir, açığa çıkan enerjinin haybeye sarfedilmemesi ve paylaşılması gerekir. Aşk çok insani bir olgudur ve cinsellik de gayet insanı bir ihtiyaçtır ve 21. yy koşulları altında evlilik gibi zorlamalara dahil edilmemelidir.

Evlilikten önce kişinin partner çeşitliliği yaşaması aile kurduğu zaman hem ailesine hem de eşine sadık kalması için daha sağlıklıdır, ancak bunda sevgi kapsamında usül, ölçü ve denge gözetmelidir. İlahi Nizam veya Tanrı kimsenin cinsel özgürlüğüne ve evlilik hayatına karışmaz.

Arkadaş veya sevgililik ilişkilerinde karşı cinsle aynı evde yaşamak da namussuzluk veya haram değildir. Sevgililer evlenmeden önce birbirleriyle aynı evde yaşayarak evliliklerinin nasıl gideceğini önceden kestirebilmelidir. Bir çok evlilik günümüzde sevgiden başka ölçüler üzerine kurulduğu için yıkılmaktadır ve bundan doğan çocuklar zarar görmektedir. Çoğu yıkılan evlilik aslında çiftin birbirini yeterince tanımadan ve aralarında kalıcı bir sevgi bağı kurmadan evlilik eşiğinden geçmesinden kaynaklanıyor. Bunun için evlenmeden önce çiftler birlikte tatile çıkmalı ve beraber yaşamayı deneyimlemelidir.

Evlenmeden önce ebeveynlerden bağımsız bir şekilde ev arkadaşlığı ve sevgiliyle eve çıkarak ev içinde sorumluluklar paylaşılmalı, ev ekonomisi iyice öğrenilmelidir. Kendine bakma deneyimini hiç yaşamamış birisi direkt olarak evlenip çocuk sahibi olursa sudan çıkmış balığa döner. Sevgiliyle eve çıkmak çok abartılmamalı ve ev içi ilişki sadece cinsellik için olmamalıdır, birlikte projeler yapılmalı ve ortak niyetler gerçekleştirilmelidir. İlişki sadece birlikte olmaktan daha fazla şey ifade etmelidir ve ilişki üretken olabilir. İki kişi bir araya geldiği zaman daha güçlüdür. Bu ilişkilerde paylaşım ile birlikte arkadaşlık, dostluk ve kardeşlik boyutu da çok önemlidir. Hane sakinlerinin kendine özgü ortak bir zihin oluşturduğu bilinmelidir.

Toplumsal baskı aslında istenmeyen evliliklere ve gebeliklere sebep olabiliyor. Erkekler ve kadınlar çocuk yetiştirmek için kendilerini hazır hissettikleri ve çeşitli insanlardan sevgili olarak nasibini aldıklarında kalıcı bir sevgi bağı kurabildikleri kişi ile evlenmesini daha uygun görüyorum. Aksi durumda evliliğin tek sebebi çocuk sahibi olmak olabiliyor ve çiftler birbiri ile gizli veya açık geçimsizlik yaşadıkları zaman bundan çocuklar zarar görüyor.

Sadakatsizliğin temel sebebi eşten memnun olmamaktır. Her evlilikte bireylerden ortak fedakarlık vardır ve sadakatsizlik durumları bireyler için duygu, onur ve gönül kırıcı olabilmektedir. Bunu engellemek için samimiyet ve kalıcı sevgi bağından emin olunmadığı sürece evlilik vaatlerinin geri planda tutulması ve birlikte anı en iyi şekilde yaşamaktır. Aynı evde bir kaç sene birlikte yaşamadan çocuk sahibi olmak da hayırlı değildir. Çocuk sahibi olmadan önce evliliğin harcında en az 14 sene kadar kalıcı olabilecek bir sevgi bağından emin olmak bence gerekli.

Evlenmeden aynı evde yaşamak evlilik gibi bir sözleşmeye girmeden önce ölçü, olgunluk ve sevgi çerçevesinde yaşanabilir. Bekar olarak tek başına yaşamanın ekonomik yükü ağırdır. Ebeveynlerinden bağımsız yaşamak isteyen veya uzakta yaşayan reşit bireyler bu türden anlaşmalı ilişkilerde ekonomik ve manevi yükü paylaşarak azaltabilir. Evlilik yoğun maddi ve manevi yatırım ister ve buna hazır olmak gerekir. Kadın ve erkeğin beraber yaşaması evlilik yönünde başkalarıyla evlenecek olsalar bile önemli bir tecrübe kazanımıdır. Ne devlet ne de din buna karışabilir veya baskı uygulayabilir. Ayrıca dini usül istendiği zaman İmam Nikahı da buna yeterlidir ve çocuk sahibi olmayacakları sürece Resmi Nikaha gerek yoktur. Beraber eve çıkacak çiftler için kıyılacak İmam nikahı ebeveynlerin ve komşuların bilgisinde olmalıdır.

Kısa süreli mahremiyet içinde yaşanan ilişkiler için Müt’a nikahına dinde zaten izin vardır, bu tek gecelik ilişkilerden ibaret görülmemelidir, aynı evde yaşamayan sevgililer için uygundur ve her birleşmede tazelenebilir. Müt’a usülünde önemli olan güzel niyet, samimiyet ve sevgi bağının onaylanması, bireylerin birbirinden razı olmasına dayanır. Müt’a için imam veya görevliye gerek yoktur, arkadaşların veya kardeş-akrabanın ilişkide sevgi ve rıza varlığına şahitliği yeterlidir, bu da olası bir zorlamanın olmaması içindir. Reşit bireyler için Müt’a nikahı bireyler arasında Tanrı’nın, Meleklerin, Peygamberin ve/ya Evliyaların bedensiz varlıklarının huzurunda kıyılabilir. Ebeveynlerin onayına gerek yoktur, ilişkiden haberdar olmaları tavsiye edilir. Burada usüller ilişkileri saf ve temiz bir sevgi ortamında yaşamak içindir.

Kadın da erkek de evde belli başlı işleri yapmaya daha yatkındır ve birbirleriyle maddi ve manevi olarak anlaştıkları sürece evlenmeden de aynı evde yaşamalarında bir sakınca yoktur, herkesin cinsel hayatı kendi özelinde ve mahremindedir. Kadın ağır yük kaldıramayabilir erkek de ev işlerine tamamen hakim olmayabilir. Ayrıca bekar bir kişinin maaşı da çoğu durumda tek başına rahat yaşayabilmesi için sınırlıdır. Çiftler arkadaşlarıyla birlikte konfor içinde de yaşayabilir ve bu insan ilişkilerinin güçlenmesi ve güzelleşmesi için bir fırsattır.

Geçmişte kölelik etmiş veya köle sahibi olmuş olabilirsiniz ancak kölelik dönemi geride kaldı. İnsan ticari bir mal değildir, her insan özgür doğar ve özgür yaşar, bu yaşadıkları kültür ve devletin yasaları ne olursa olsun, bireyin daha temel bir yaşama hürriyeti vardır. Ev hizmetçileri bile sözleşmeyle çalışan hür insanlardır ve köle muamelesi yapamazsınız, para ile çalıştırdığınız kişilere psikolojik işkence ve şımarıklık etmeniz karaktersizliktir.

Eşinize veya partnerinize de köle muamelesi yapamazsınız, ancak birbirinize sevginizden karşılıklı hizmet edebilirsiniz, ancak bu kölelik değildir ve hizmet konusunda adalet gözetilmelidir. Herkesin ihtiyacı karşılanmalı herkesin gücü, yeteneği ve bilgisinden faydalanılmalıdır. Karşılıklı hizmet olduğu zaman kimse bir derece alçalmaz, ama karşılıksız hizmet durumunda hizmet etmeyen alçalır ve haliyle karşısındakini tatmin edemez, bu da eziklik-yetersizlik komplekslerine sebep olur. Eşinize veya partnerinize köle muamelesi yaptığınız zaman bir insanın onurunu direkt olarak yaralar ve onu kaybederseniz, çünkü değerini bilmez ve onu olduğu gibi görmezseniz sizin baktığınız yerde de yoktur ve kendisi ne kadar kalsa bile sizin algınızda yeteri kadar var olmaz. Bir süre sonra haliyle sizi fiziksel olarak da terkedecektir. İlişkiler hakimiyet ve güç oyunlarıyla kişisel egonuzu tatmin ederek diğer yarınıza zulmetme alanı değildir, bunlar geçmiş yaşamlardan beri taşıdığınız karmik kalıplardır ve sadece hatanızı tekrarlarsınız.

Birbirinizin zaafiyetlerini suistimal etmek yerine birlikte tatmin olmak, olgunlaşmak, güçlenmek ve büyümenin hayrı herkes için daha büyüktür, bu sadece çifti değil bütün toplumu etkiler. Ayrıca bilinçaltındaki yükleri deşarj etmek ve içsel çocuğunuz için aranızda oynayabileceğiniz çok daha güzel oyunlar vardır. Birbirinizin halinden ancak siz anlarsınız. Duygusal ve karakterinizle ilgili problemleriniz birbirinize yansıtmak yerine beraber çözme fırsatınız samimiyet varlığında her zaman vardır.

Sevgiyi ve emeği hiçe sayarak manipüle etmek, insanı bir nesne-hayvan-köle olarak görmek ve insandışı muamele yapmak bir ilişkiyi işkenceye veya rehin almaya indirger. Böyle ilişkilerde yaşanan cinsellik de şehvet sınırlarında kalır. Şehvet ayrılıktan doğan bir olgudur ve birleşme eksikliğidir. Ancak cinsel ihtiyacın bastırılmaması ve tatmin edilmesinin sağlık kazanımları vardır, bu yönüyle günah olamaz. Cinselliğin bir manipülasyon veya ödül-ceza aracı olarak kullanılması veya partnerlerin birbirlerine cinsel-obje olarak görmesi durumunda şehvet oluşur. Şehvetin varlığında samimiyet ve birliktelik yok, ayrılık vardır. Birliktelik yaşarken psikolojik olarak ayrı olmak ve kişiyi değersizleştirmek şehvetin hem kaynağı hem de sonucudur.

"I acknowledge the privilege of being alive in a human body at this moment, endowed with senses, memories, emotions, thoughts, and the space of mind in its wisdom aspect." - Alex Grey

Sevgi sınırları içinde aktif, özgür ve düzenli bir cinsel hayat yaşamak da her reşit bireyin hakkıdır. Bireyler çocuk sahibi olmak istediği zaman karşılıklı kabul ederek seçtiği kişiyle evlenmelidir ve bu kararı verirken acele etmemelidir. Evlilikler aile kurmak ve bu ortamda sağlıklı bir şekilde çocuk büyütmek içindir. Anne veya babanın otokontrolünü kaybetmesinden çocuğun bireysel gelişimi çok zarar görür. Bu yüzden doymuş ve olgunlaşmış kişilerin evlilikleri daha sağlıklı, kalıcı ve hayırlıdır.

Evliyken eşine sadık kalmayan kişi hem eşini hem de birlikte olduğu kişiyi sürünceme altına sokar. Günümüz koşulları altında evliliği devam eden veya boşanma sürecinde olan birisi başkasına evlilik vaadinde bulunmamalıdır.

Eğer evlilikten doğan ve duygu-karakter-irade açısından olgunlaşmamış reşit olmayan çocuklar varsa sadakatsizlik ve geçimsizlikten kaynaklı boşanma durumlarından oldukça olumsuz etkilenirler. Zihinsel gelişiminde önemli yol kat etmiş olan ergen çocuklar bile boşanmalardan çok kötü etkilenirler ve çoğunlukla sallantılı ergenliklerde boşanma stresi ergen psikolojini tümden kırabilir. Anne ve babalarına saygılarını tümden yitirebilirler ve kendi anne-baba figürleri kırıldıkları için ileride yaşayacakları sevgililik ve evlilik ilişkilerinde problem yaşarlar ve kalıcı bağlar kuramayabilirler. Sadakatsizlikten dolayı bozulan evliliklerde çocuklar sevgililerine güvenemezler, tutamayacağı sözler vermeye ve aldatmaya meyilli olabilirler. Farkında olmadan anne ve babalarının olumsuz huylarını sergileyebilirler. Boşanma sürecinde üzerine binen yüklerin bütün aileden çıkarılması için manevi şifa çalışmaları yapılmalıdır.

Bir evi yuva yapan unsurların ve koşulların ne olduğu üzerine iyice düşünün. Evin ocağı aynı zamanda sevgi ve aşkın ateşidir. Bir evi yuva yapan en önemli unsur nihayetinde sevgidir ve sevginin bütüncüllüğü, bir çok yönü, derecesi, boyutu ve katı vardır. Gerek cinsel, gerek zihinsel, gerek duygusal yönleriyle sevgi vardır ancak gerçek sevgi güzel eylemler, alışkanlık, tavır, sözler ve tatmin ile gerçekleşir. Güzellik, sorumluluk, adalet ve özgürlük eksikse sevgi gerçekleşmemiş havada veya suda kalmıştır. Sevgiyi sadece bir duygudan ibaret görmeyin. Sevgi saf ve güzel niyetlerin gerçekleşmesiyle gerçekleşir, böyle bir aşk gerçekten aşktır ve ömürlerin de ötesinde kalıcı kalabilir.

Düşünün, bir ömür boyu sevebilir ve sayabilir misiniz? Bir ömür fedakarlıkta bulunabilir misiniz? Sadık kalabilir misiniz? Kimsenin kimseyi bu sorulardan emin olmadan evliliğe zorlamaya hakkı yok. Ancak evliliğe giden yolda her çift için bu soruların cevabından emin olabileceği kadar zaman var ve aceleye gerek yok. Beraber geçirdiğiniz vakitten memnun musunuz, birlikte büyük işlerin altından kalkabiliyor musunuz, birbirinizin çocuğunu doğurmak, büyütmek ve yetiştirmek ister misiniz? Her gün birbirinizin yüzüne bakmak nasıl olur? Duygusal olarak ikiniz de olgun musunuz? İlişkinizde denge ve adalet var mı, yoksa bütün emek bir kişiye mi yükleniyor? Partneriniz sevginize sevgiyle karşılık veriyor mu? Kusurlarınızı eleştirebiliyor musunuz? Partneriniz sizinle birlikte büyüyor ve gelişiyor mu?

☆ Embracing :¦: Artist Alex Grey ☆

Birbirinize karşı dürüst müsünüz? Birbirinizi özgür bırakabiliyor musunuz ve özgürken sadık kalabiliyor musunuz?

Sevgili veya sözlüyken birbirinize karşı dürüst olamadığınız zaman zaten daha evliliğe gelmeden önce bir temelsizlik vardır. Birbirinin arkadaşlık, dostluk, iş ve aile ilişkilerine aşırı karışan ve baskı uyguladığı için sevgilisini yalan söylemek zorunda bırakan bir kişinin evliliğe hazır olmadığı açıktır. Ayrıca en ufak bir eleştiriye karşı aşırı tepki veren birisi de evlilik hayatına hazır değildir. Evlilik kontrol manyaklığı, gurur, yalan, dominasyon, suistimal gibi olguların at koşturabileceği bir yer değildir. Beraber yaşadığınız kişiye karşı dürüst olmalı, özgürlüğünü kısıtlamamalı, sorumlulukları adil bir şekilde paylaşmalı ve ihtiyaçlarını tatmin etmelisiniz. Kimse bir ömür boyu kahrınızı ve nazınızı çekmek zorunda değil.

 

Evli çiftler ve sevgililer ilişkilerinin ilk dönemlerinden itibaren birbirlerine cinsel olarak soğuyabilirler. Bu olağanlaşmış bir durum olsa da aslında normal ve doğal değildir. Eşten cinsel olarak soğumanın en önemli sebebi aradaki manevi bağdır. Cinsellik çıplak bir şekilde yapılır ve sembolik olarak bu çıplaklık hem sevgililer hem de evli çiftler arasında manevi boyutlara da taşınmalıdır. Göz, el ve gönüllerin teması özellikle önemlidir.

 

Cinsel sevginin bariz bir birleşim deneyimi vardır. Başka birisine ihtiyaç duyma bu durumda ortadan kalkar Çünkü eşinizi-partnerinizi içine girerek bilmek, onun ihtiyaçlarını, isteklerini, koşullarını ve beklentilerini de anlayabilmenizi sağlar. Sadakat ve cinsel samimiyet üzerine başka bir yazıda daha detaylı ele alabiliriz.

Namus güncel koşullara dayalı bir konu olarak görülmelidir ve Atalardan kalma gelenekler özgürlük kısıtlayıcı oldukları yerde Namus değil, bağnazlıktır.

Namus herkesin özgür ve bağnazlıktan uzak yaşayabileceği şekilde anlaşılmalıdır. Toplumun ve bireylerin önünü kilitlemeye gerek yoktur. Atalardan gelen güzel değerler korunmaya devam edilmelidir ancak korunamadığı zaman ataların yaptığını tekrar etmek yeterli değildir. Günün şartları geçmiş geleneklerin de büyük ölçüde değişmesine ihtiyaç duyar. Ayrıca reenkarnasyondan dolayı kendi atalarımız olduğunu ve ailemizin ölmüşlerinin de tekrar çocuk olarak yeniden doğduğu unutulmamalıdır, bu yönüyle Atalar Torunlarının kuşağındaki bireylerin kucağına geri doğarlar.

Alex_Grey-Promise this is such a powerful peace and it really is speaking to me right now

Reenkarnasyondan dolayı unutmamanız gereken bir başka husus da eşinizle aranızda oluşacak her türlü olumlu-olumsuz durumdan ahiretteki yani gelecekteki hayatlarınızda da sorumlu olacağınızdır. Her evlilik ileriki yaşamda ruh eşi olmanıza adaydır. Ancak birbirinize haksızlık ettiğiniz zaman bu kadersel bağ sizi de haksızlığı çözmeniz için tekrar olumsuz koşullar altında birleştirebilir. Bu ebediyet ekseninde önünüzü tıkayabilecek bir durumdur, problemlerinizi şimdi çözmeniz gerekir. Bir evlilikte problem kalıcı olduğu zaman ancak üzerine yeni problemler eklenir.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s