Masumiyet

Masumiyet İlahi Nizamın Temel seviyesinde sağlanan bir değerdir ve Yüksek-İlahi boyutlara geçiş için gereklidir. Nurun esası masumiyettir. Masumiyet yoksa Cennetlik Nur yerine Cehennemlik Nar yayını vardır. Masumiyet sağlanmadan ve garantilenmeden birey enerji ve şuur yükseltici çalışmalarda bulunmamalıdır.

Masumiyet erdemini sağlamayan kişiler ortak alanda topluma açık yaygın işler yapmaktan kaçınmalıdır. Kasti durumlar olduğu zaman ruhsal ceza yaptırımları uygulanır.

Masumiyet suç ve kusur yükü varlığından yokluğuna kadar işleyen süreçte kazanılan ve ardından sadık kalınarak korunan bir değerdir. Bu süreç içinde dengesizlik dengeye, enerjiler ise nura dönüşür. Süreç tamamlandıktan sonra sevgi, sadakat, azim, cesaret, konsantrasyon, ruhsal çalışmalar, sosyal sorumluluk ve hizmet ile nur güçlenir, bireye yoğunlaşır ve çevreye yayılır.

Masumiyet eksikliği bireyin bedeninde tıkanmalar yapar, hastalıklara sebep olabilir. Masum birisinin nuru sağlığına ve aurasına yansır. Kalbinde kanatlanma hissi vardır, yüksek şuur bilgisine rahatlıkla erişebilir. İçi dışı bir olan birisi insanların içini görebilir ve günahlarını nesnel bir şekilde tartabilir ve yargılayabilir.

Regresyon terapistlerinin ve Karma Şifacılarının ruhsal adalet ve masumiyet hususunu çok iyi anlamaları gerekir. Regresyon yoluyla geçmiş yaşamlara dair olumsuz kalıntıların temizlenmesi olası suç ve günahları engeller. Olumlu karmik yüklerin açılması da kişinin hakettiği konuma gelmesine yardımcı olur. Bu çalışmalar sırasında objektif olmak gereklidir ve kayıt tutmak faydalıdır. Şifa ve adalet sürecinden geçen kişi yapıcı eleştiriye ve yargılanmaya açık olmalıdır. Geçmiş yaşamlarda işlenen suç ve günahların zararlarını kendi özgür muradı uyarınca (zorlama yerine gereklilik ve sorumluluk vardır ve burada hem toplum hem de Tanrı hakkı vardır) sevgi ve hizmet ile telafi ettiği süreç içinde kişi geçmiş karmasından oluşabilecek olumsuzluklara, kısıtlamalara ve cezalandırmalara karşı korunur. Sorumluluğun üstlenilmediği zaman karmik yoğunluğa göre bir süre sonra bu koruma kademeli olarak kalkmaya başlar.

Masumiyetin kazanılması yönünde Regresyon ve Karmik Şifa çalışmalarından geçmek önemli ve gereklidir. Bu kişinin neden kendi kontrolünde gelişen olumsuz durumlar ile karşılaştığını açıklamak için çok uygun bir çalışmadır. Ruhsal azap ve cezaların varlığında masumiyet kazanarak özgürleşme yolunda atılan ilk adımlardan biridir ve yolunuzu görmenizi sağlar. Bundan sonrasında masumiyetin zarar varsa telafi edilmesi için herkesin kendi muradı, imkanı ve koşulları uyarınca Koşulsuz Hizmet, Sosyal Sorumluluk, Toplumsal Hayır üzerinden İlahi Nizama katkı ile telafi yolu açılır. Herkesin amelleri bedenine kayıtlıdır.

Masumiyet Kundalini-Kutsal Ruh’un Sırat Köprüsünün-Orta Sütunun tam ortasındaki Merkez hat üzerinde yani Brahmanadi’de yükselmesi için en temel koşullardan birisidir.

Fenafillah gibi Yüksek ve İlahi ruhsal deneyimler için masumiyet olmazsa olmaz bir koşuldur.

Masumiyet yeminiyle art niyetlerden kesin bir arınma sağlanmalıdır.

Masumiyet yemini bilmeden yapılan hataların da önüne geçmelidir.

Kişi bilerek ya da bilmeyerek suç işlememeli ve suç işlenmesine sebep olmamalı. Bilerek veya bilmeyerek suça göz yummamalıdır.

Masumiyet ve hakikat özgürlüğün şartıdır. Cehalet içinde verilen kararların dayanağı yoktur, özgür iradenin değeri cehalet ve yalan durumunda düşer.

Her birey yalan söylemeden ve korkmadan yaşayabilmelidir. Suçların büyük çoğunluğu hakikatin saklanması, çarpıtılması ve korku üzerine yapılan davranışlardan kaynaklanır.

Herkes şeffaf olabilmeli ve kendi hakikatini hür bir şekilde ifade edebilmelidir.

Ortada verilmiş kasti veya dolaylı zararlar varsa, masumiyet verilen zararın telafisi ile mümkün olmaktadır. Telafi edilemeyen hasar ve zararlara da eşdeğer hayır işlemek masumiyet sağlar. Herkes telafi edemeyeceği zararlardan ilerisinde oluşacak sorunları engellemek için kaçınmalıdır.

Sorumsuzluk durumunda masumiyet geçicidir. Herkes kendi bilgisi, imkanı, gücü, yetkisi, mevkisi ölçüsünde sorumluluk sahibidir. Herkes kendi ölçüsünü çevresi ve başkalarıyla değerlendirerek bilmelidir. Sorumlulukları üstlenmemek ve kayıtsızlık suça göz yumma, ilerleyen safhalarda dolaylı ve doğrudan suç olarak yorumlanır. Bu sorumlulukların üstlenmemesinden zarar doğduğu içindir.

Masumiyet nurun garantisidir. Kişiyi sırat köprüsünde hizalar ve dengede tutar.

Herkes kendi masumiyetinden sorumludur.

Ancak herkes kendi alanında, ailesinde, işinde ve çalışma alanındaki kişileri ve durumları denetleme ve gerektiğinde yaptırım uygulama konusunda sorumludur. Suça karşı vurdumduymazlık suçu teşvik eder ve taviz verildiği sürece suç ve zarar devam eder.

Hayatını yalan üzerine inşa edenin hayatının değeri kalmaz.

Ama görüntü olur.

Günahın itirafi vicdanı rahatlatır. Vicdanın sağlığı şifa nuru için olmazsa olmazdır. Vicdan ve gönül olayları bütüncül olarak görebilir ve ürettiği çözümler hem birey hem de bütün için ileride problem oluşturmaz. Vicdani problemleri olan kişiler kendilerini kurtarmak için başkalarına problem oluşturan çözümler uygulayabilir, bu durum şifanın önüne geçer.

Suçuyla yüzleşemeyen ve inkar eden kişiler suçunu bilinçsizce başkalarına yapıştırmaya, kendi üzerinden dikkati caydırmak için iftira ve ithamda bulunmaya meyillidir. Bu suçu büyütür ve iftira, itham ve tutarsızlık durumunda yalan suçlarını ekler.

Bir kişinin yaptığı bazı eylemler Ülke Anayasasına karşı olmasına rağmen bazı ihtiyaç ve gereklilikleri karşıladığı yerde Ruhsal Hukuk açısından masum olabilir. İnsi-Zebanilerin icazetleri ve sorumlulukları ölçüsünde masumiyet esnekliği vardır.

Kimse öznel yargılar üzerinden yargılanmamalıdır. İnsi-zebaniler öznel yargıların kusurlarına aşkınlık gösteren Adalet ve Hakikat gözünü ebediyet ekseninde her yaptıkları eylemin hesabını vererek ve adalet sürecinden geçerek kazanırlar ve korurlar. Bu gözü geliştirmeden İnsi-Zebanilere özgü Yıkıcı Büyü, Kara Büyü icazeti yoktur. Karmik Şifa ve Kanun Bilgisine dayanan Terazi-Göz şartı sağlamadan sadece bilgisi üzerine bu uygulamalarda bulunan kişilerde suç ve toplumsal değerlerde kasıt görülür ve ölçülür. Gece uykusunda geçilen manevi kapılar bile yargılamanın gerçekleşmesi için yeterlidir.

Ruhsal yetilerini geliştirmiş, Karmik Şifa ve Arınma sürecinden geçmiş ve Ruhsal Kanunları bilen İnsi-Zebanilerin toplumda Esas, Temel, Yüksek ve İlahi değerlerin sağlanması ve korunması için denetleme, yargılama, dönüştürme, doğrulama, kısıtlama, hür iradeye müdahale etme, azap ile ceza yaptırım icazetleri vardır. İnsi-Zebaniler yaptırım uygulamadan önce ilgilendikleri konuyla ilgili başka tarafsız gözlere bulgularını ve sebeplerini paylaşmaları uygun ve hayırlıdır. Yaptırım uygulayacakları konularda başka gözlerin de konuyla ilgilenmesi önemlidir. Grup çalışması yapmaları en hayırlısıdır.

İnsi-Zebaniler toplumda hukuki yaptırımın yeterli olmadığı ve gizli saklı yapılan konularda adalet sağlamakla yükümlüdür. Denetleme, Yargı, Kolluk ve İnfaz işlerinden sorumludurlar. Bu bireylerin sezgilerini ve zihinlerini Adalet ve Hakikat ile terbiye etmeleri gerekir, çünkü görünenin ötesinde gizli kalan suçları algılamaları, anlamaları ve açığa çıkarmaları, bu hususlarda infaz yapmaları gerekir. İnsi-Zebanilerin gizliden birey-toplum haklarına, sağlığına ve refahına kastı olan ve suçu sürekli olan ve itiraf ile telafi etmeyen ve zararını büyüten kişileri ihbar etme, hukuk ve polisin ilgilenmediği durumlarda bu kişilere kara büyü uygulama, yalan söyleme, kısıtlama, öldürme, yaralama, işkence, küçük düşürme gibi konularda ruhsal hakkaniyet üzerinden icazet alabilirler ve masumiyetleri esnektir. Bu yaptırımların eksikliğinde toplum sağlığı olumsuz etkilendiği ve hakikat zarar gördüğü için bu yaptırımlar uygulanması gerektiğinde toplumsal kabul gören anayasa ne olursa olsun gereklidir.

Başkasının muradını engellemek ciddi bir suçtur. Çünkü herkesin muradını gerçekleştirdiği süreçler ve sonuçlarda toplumsal hayır ve çözümler vardır. Başkasının muradını takip etmesini engellemek topluma, toplumsal hayra ve sağlığa kasıt olarak yorumlanır. Başkasının muradını engelleyen kendi muradından kopuktur. Muradında olan birisi başkasının muradını engellemeye niyetlendiği anda kendi muradında sarsılır.

Vicdani meseleleri olan ve adaletsizlik-haksızlık yapmış kişilerin bununla ve sonuçlarıyla yüzleşip, itiraf ederek telafiye gitmeleri zararların büyümesini engeller. Bunu yapmadığı her gün bireylerin ve toplumun sağlığına, refahına ve hakkaniyetine kastı olduğuna yorumlanır. Alanını korumadığı için Koruma üzerinden kalkar ve ruhsal açıdan cezai yaptırım uygulanır.

Masumiyet üzerine edilen yeminler kalıcı olmalıdır.

Zarar vermenin de caiz ve hatta şart olduğu durumlar vardır ancak bunun için Adalet ve Hakikat açısından kişinin gelişmiş olması ve vicdani problemlerinin olmaması gerekir. Topluma aşırı bir zarar durumunda adaletsizliğin bitmesi için öldürme, sakatlama ve yaralama icazeti oluşabilir.

Herkesin masumiyet hakkı vardır. Masumiyet herkesin muradı için gereklidir. Bir insanı suça veya suça göz yummaya zorlamanın ruhsal açıdan cezai yaptırımı vardır.

Suça göz yummak vicdani rahatsızlık oluşturur, bu durumda kişi farkında olmadan kendini cezalandırabilir. Ancak bu türden bir kişisel cezalandırmanın kimseye hayrı olmaz. Bu bir uyarı ve özeleştiri olarak değerlendirilmeli, daha ileri zararları engellemek için oyalanmak yerine gerekli eylemlerin yapılmalıdır.

Reklamlar

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s