İlahi Nizam – Kardeşlik ve Toplumsal Karma

Ebedi Hayat akışında herkes tekamülünün derecesi, gücü, eğilimleri, yetenekleri ve niteliklerine uygun olarak kendi muradına da yakışacak şekilde toplumsal karmadan sorumlu olur.

Toplumsal karmadan göreli olarak bir muafiyet gözükse bile bu ancak sorumsuzluktur ve bundan birey sözde zarar görmese bile toplum zarar görür. Bu durumda kişi sağlıklı bir tekamül yapmak yerine, ya yerinde sayar ya da varlık halinde bozulma yaşar ve geçmiş emeğinden kaybeder. Bu zahiri muaf olma hali sadece sorumsuzluktan veya toplumsal vicdanla uyumsuz olmak, toplum içinde birlik olamamaktan gelir.

Sözlerinin düşünce ve eylemleriyle uyumlu olmadığı kişilerde bariz gözüken durumlar olmasa bile, gecikmeli de olsa ziyan ve zararın onarılması başka kişilere düşer. Bu başka kişiler de sorumluluk almazsa problemin daimiliği vardır. Bu da toplumsal tekamül düşüklüğü demektir.

Şimdi düşünmek gerekir ki; İlham veya Vahiy yoluyla bile alınsa Dünya üzerindeki anlayışın durumuna göre İlahi Plandan bir mesaj gelir. Zamanın anlayışına göre eskiden bu mesajlar Din ve Şeriat olarak geldi. Bu mevcut karmanın üzerine gelir. Bu mesaj Fikir-Sanat eserlerinden de akabiliyor. Ancak mesajı taşıyan kişinin ehliyetine göre form ve içerik değişir. Herkes kendinden zuhur ettiği gibi, Allah’ın direkt olarak herkesi Muhatap aldığı Kundalini enerjisinden de birleşim olarak zuhreder. Bir sanatçı kendini çok ayrıştırmayabilir, haliyle Kundalini İlhamıyla ortaya koyduğu eserde bireysellik vardır ancak toplumdaki değer ve meselelerle doğrudan rezonans, yansıma ve yankılamalar yapabilir. Ancak Ruhban bir kişiliğin ve yüksek inisiyelerin, bireysel ifadeden arınabilmeleri gerekir. Dünya’nın mevcut durumunda nesnel ve tarafsız olduğu kadar, İlahi Göz’ün çerçevesinden bakarak, Basiretin tarafını tutması mantıksal bir gerekliliktir. Bu durumda mevcudiyeti en önemli tehlike ve problemlere işaret etmek, haliyle Vahdetinde sağlığı için önemlidir. İlahi Plandan gelen bir varlık öncelikli olarak sağaltıcı ve doğrulayıcı bir etki yapmalıdır, tekamülü kimsenin gözlerinin önünde olsa bile göremediği problemlere çözüm getirebilen ve uygulayabilen bir şekildedir. Bu kendini fikir-sanat eseri olduğu kadar; varlığın hal ve ödevlerine göre Nizam Tertipleme, hareketlenme-ayaklanma-devrim olarak da gösterebilir. Devrimler de toplumsal olarak şuur açıcı niteliklere sahiptirler ve Toplumun kendi egemenliği kazanması bir akıl ve gönül meselesidir.

Bütün bunların yanı sıra Tekamül ve Nizam konuları arasında en önemli değerlerden biri Kardeşliktir. Kardeşlik Nizamın bir aile gibi tek gönülden hareket edebilmesini sağlar. Bu sayede gece uykumuzda bile ortak rüyalarımızı görürüz ve manevi boyutlarda geleceğe dair planlama, organizasyon ve koordinasyon da yaparız. Nizam içinde hem akılda hem gönülde hem de eylemlerde birlikteliğin sağlanması için Kardeşlik, Yoldaşlık ve Dostluk değerleri iyi bilinmeli ve ifade bulmalıdır. Toplumsal vazifeden kaçınmak, sorumsuzluk, gurur- küstahlık ile hünerlerle insanları cezb etmek, din söylemleri ile insanların duygularıyla oynamak en nihayetinde çalışkan ve sadık Kardeşlere yapılan bir hakarettir. Kardeşlerden gelen uyarılara kulak asmamak, telepatik mesajları dinlememe durumunda kişinin bir de ruhsal gücünü yanlış yönlerde kullandığı tespit edildiğinde kesin hükümler ile kişinin etkisiz hale getirilmesi, güçlerinin elinden alınması ve ruhsal azap ile cezalandırma gibi yaptırımlar vardır. Kardeşlik ve Gönüllülük ciddi bir meseledir. Gönüllü olmayan birisi Mütmaine-Kalp Çarkının ötesinde çok zor tekamül eder, ancak çölde çemberler çizer.

Kadimler de, Ulular da, Ustalar da, Kutblar da, Azizler de, Ruhbanlar da, Sanatçılar da, Bilim İnsanları da, Koordinatörler de, Koruyucular da, İllegaller de Deliler ve Acizler de Kardeşlikten muaf değillerdir, İlahi Nizamda Kardeşlik Din ve Kültürler ötesinde bir boyutta cereyan eder. Nereye gitseniz Ruh Ailenizden birileri ile karşılaşabilirsiniz. Nizamınızın eş değeri başka ülkelerde de bulunur. Evliyaların hepsinin arasında İlahi Vahdetten gelen bir Koşulsuz Sevgi akışı ve hepsinin beraber tuttuğu bir Global Sevgi alanı vardır. Kardeşlik değerlerini hiçe sayanlar bu Nizami vahdetin de dışında kalırlar, kendi çevrelerini yine kendini iyi gösterebilecek hünerlere zaten herkes sahiptir. Ancak nizami kardeşlikten uyarı aldıktan sonra bile hareketlerine çeki düzen vermeyenler ihraç edilirler. Hep beraber yapılması gereken büyük bir iş vardır ve Tanrı’nın Piramidinin inşaasında herkes kendi yetenek, güç ve kapasitesi uyarınca bir iş yapar. Ancak en kıdemli ve rütbelisinden en yeni başlayana kadar herkes Allah’tan Rızayı alana kadar taş taşımakla yükümlüdür. İnsan-ı Kamil seviyesinde tekamül etmiş birisi zaten hiçbir ödevden caymaz, Hayat Ağacına göre 11 parçasından 10’u İlahi Nitelik taşır, bu yönüyle sadece ölen cesedi İlahi değildir. Bu durumda yaptığı her iş İlahi bir amaca hizmet eder. Ancak burada İnsan-ı Kamil zatın rızasını kazanmak Allah’ın rızasını kazanma yolunda önemli bir adımdır. Rıza genişleyen bir konudur ve bir kere rıza alındıktan sonra başka bir rızaya da kapı açılır.

Kardeşlikteki her üyenin kimliiği insan olarak bir Evliya olsa da İlahi Plan gözünde İnsi-Melek ve İnsi-Başmelek gibi İlahi bir kimliği olur. Bu ilahi kimliğin özellikle üzerinde durduğu konular; sağlam temel, denge, ahlak, değerler (Esma ül-Hüsna), hizmet, gönüllülük, kardeşlik, dostluk, adalet gibi nurani kavramların insanın bireysel ve toplumsal yaşamında ifade bulmasıdır. Uyuşturucu ve cinsellik ile de şuursal olarak hareketlenmeler ve psişik deneyimler yaşayanlar var, ancak bunlar ne kadar Hakikat algılama üzerinden bir fayda gösterse bile kişinin İlahi bir Niyeti olmadığı sürece Mistik değeri yoktur. Ancak bu Karmik Katkı olmadan Şuursal Açılımın olgunlaştığı kuşkuludur. Haliyle farkındalığı hizmetle ifade bulmayan bir kişinin olayların ne kadar farkında olduğu da kuşkuludur. Madde ortamında vuku bulan meseleler ile maneviyatta cereyan eden düşünceler, duygular ve unsurlar birbiriyle çelişkiye düştüğü yerde Riya ve Hastalık bulunur.

Haliyle İlahi Nizam ve Kardeşlikte rütbeler ve dereceler olsa bile bunlar kişinin tuttuğu alan içinde yetkisi ve gücünü belirten göstergelerdir. Kesinlikle bir prim yapma, ahkam kesme veya manipülasyon aracı olarak görülmemelidir. İlahi Nizam içindeki rütbe ve dereceler haliyle kişinin Ruhsal Egosunun nitelikleridir ve bu nitelikler kişinin amel defterine dayanarak kazanılır. 16 yaşındaki birisi doğuştan gelen karmik mirasıyla da Yüksek İnisiye olabilir, bu anne karnındaki bebek için de geçerlidir, ancak bu kişinin Ebedi Yaşına ve Tekamülüne erginlenmesi için hatırlaması, eğitilmesi ve olgunlaşması gerekir, bu da hizmet sürecinde olur. Yüksek inisiyeler de olgunlaşma sürecinde kendinden daha düşük derecedeki kardeşlerinin yaptıklarını yaparlar, ancak bu süreç içinde onların hatalarını doğrularlar. Haliyle 20 yaşındaki birinin, eğer doğuştan hakkı varsa, kendinden daha düşük mertebede 60 yaşında birisine kardeşlik içinde hocalık, rehberlik, ustalık yapma ruhsatı vardır. Ancak bu bir Taht Kavgası veya Güç Oyunları gibi görülmemeli, Sevgi çerçevesinden bakılarak Bütünün Hayrına yorumlanmalıdır. Bu durumlar haliyle negatif gururun da yokedilmesi için bir fırsattır. Haliyle gönülde üstün olanın gönlünden feyz alınır, akılda üstün olanın da aklından. Herkese ikisinde de tam ve yeterli olmak nasip olsun. Kardeşliğin sağladığı dinamizm bunun için bir fırsat ve kolaylaştırıcıdır.

Kutluluk haliyle bilgiye dayanmaz ancak İrfana dayanır. Kişinin topluma ve hayata yaptığı katkı üzerinden cereyan eder ve katkı oranında kut vardır. Birinin kutu haliyle geçmiş yaşamlarda yaptığı karmasından da kaynaklı olabilir. Ancak tembellik veya sorumsuzluk ederek bunu ileri taşımazsa kaybeden sadece kendisi değil öncelikle toplum olacaktır. Toplumun kaybına izin verecek kadar sorumsuz olan da Kardeşlikte önce pasif görülür (Düşmüş Melek Statüsü) ve ünü varsa yerine vekiller tayin edilir. Uyarılara rağmen doğru yola dönüş yapmazsa da ihraç edilir.

Ruhsal olarak kutlanmış bir kişinin vazifeden ve ödevlerden cayması, İnsanlığın ihtiyaçlarına göz yumması, onun bu kuttan kaybetmesine sebep olur. Kutlanma sürecinde sahip olduğu şeylerin bir kısmı kendisiyle kalır ancak kutun gerekliliğinden kaçtığı yerde, kuttan da kaçar. Kut en nihayetinde herkes için önem taşıyan Hayati meselelerde vardır.

Toplumsal meselelere yoğunlaşmak haliyle Ruhsal Güç ve Yeteneklerin de yerinde kullanımı için önemlidir. Grup bilinci içinde bakmak bireysel zahirde gelen sezgisel bilginin de daha doğru olması önünde önemli bir koşullandırmadır. Bireysel meseleleri için sezgileri yormak en nihayetinde Gönül ve Göz çarklarında bir sevgi eksikliğinden kaynaklanabilir ve bu durum sezgisel bilginin de yanlış gelmesine veya yanlış yorumlanmasına sebep olabilir. Bu durumda Melekeler sağlığını ve işlevselliğini kaybeder. Ruhsal güçlerin de toplum içinde doğru uygulanabilmesi için kişinin basiret, hakikat, erdem gibi hikmetlerde gelişmesi tevazu kadar önemlidir. Ruhsallık kesinlikle akıldan yoksun değildir. Tepkisel hareketlerle davranmak bir irade eksikliğidir. Element sınavları bu yüzden önemlidir. Ateş-Asa-İrade konusunda tekamül etmek katı ve sabit fikirlilik değil, evrensel koşullar ile birlikte İlahi Plan’ın iradesine uygun çalışan esnek ama sağlam ve işbitirici bir irade geliştirerek mümkün olur. Böyle bir durumda Allah ile iradede uyuşma ve birleşme meydana gelir, ancak bu kişinin kendi sınırları içinde sahip olduğu güç ve irade ölçüsünde gerçekleşir.

Mevcut problemler varken başka problemler yaratan birinin tekamül ettiği görülmemiştir. Ancak böyle kişilerin Kutsal konular ve değerler üzerinden söylemlerde bulunduğu da görülebiliyor. Sadakat eksikliğinde meydana gelebilecek çelişkilere karşı sizi uyarırım.

Sadakat ve Özverinin eksikliğinde kişi Ego peçesinin bile üzerine çıkacak momentumu kazanamaz. Gönüllü hizmet eden veya muradı uyarınca vazife alan birisi her gün evrenin gücünü arkasına alır ve eylemleriyle aydınlanır. Kapsamlı bir bilgisi, Psişik veya Majikal güçleri olabilir ancak İrfan’dan yoksundur ve kişinin toplum nezdinde değeri toplumsal vicdan ile birlikte ölçülmelidir.

Reklamlar

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s