Uzaylılarla Psişik İletişim Kurma Sorunsalı

Ruhsal, Ezoterik, Okkült ilimler hususunda günümüzün şartlarına uygun bir şekilde Geleneği Modernize etmek elzemdir.
 
Hayalgücünü ve Yaratıcılığı Doğru kullanmak, Dünya ve Toplumdaki olan-biten ve elzem ihtiyaçlar düşünüldüğü zaman uzaylılarla bağlantı kurma gibi çabalardan vazgeçmeyi de gerektirir, toplumsal önem teşkil eden yeterince problem varken, ‘Dayanaksız Bilgi’ çatısı altında bir problem daha oluşturmaya gerek yok. Bu türden bir bilgi Ruhsal Hakikatle uyum göstermediği zaman kişinin zihnini yanlış kodlayarak Ruhsal Özünden kopmasına sebep olabilir. Bu durumda toplumsal psikolojide önemli bir tahribat gerçekleşmesi ihtimali mevcuttur.
 
Haliyle gelecek gelecektedir. Biz oraya ancak aklımızı yollayabiliriz ve ihtimalleri düşünebiliriz. Geleceğin ihtimallerine dair en olasıları ve en hayırlıları seçmek de aklımızın filtrelerini Şifa ve Simya çalışmalarıyla işleyerek mümkündür. Şifa ilmi en nihayetinde bir sonraki olumlu koşulları sağlamak için yapılması gereken hareketin tespit edilmesi ve uygulanmasında temellidir.
 
Kozmik/Evrensel bilgiler her daim insanlığın çabasıyla gelişmekte olan Üniversite bilgisidir de. Astroloji konusunda genel olarak İnsanların bir Projeksiyonu ile Evrensel Yasaların bir kavuşumunu beraber görüyorum. Haliyle Yasalar ve Yollar Astroloji açısından Uzaylı Varlıklardan daha önemlidir. Keza Yıldızlardan alınan İlhamda kişinin niyetine bağlı olarak Melekler de gelir ve bu Doğruluk ve Netlik gibi değerlere sahip olan Aydınlatıcı Bilgiyi çıkarmak için gerekli akli donanım ve eylemlerin de yapılmasını tetikler. Ancak toplumsal kurumlar da Yıldızlara yansıtılabilir. Menkar’a baktığım zaman Toplumsal Psikoloji görüyorum, Terazi Burcunda Hukuk Fakültesi, Arcturus’ta Deha ve Akıl Gelişimi gibi şeyler saptanabilir. Bu bağlamda seri halde geçmiş yaşamlarımızla birlikte yıldızlarla ilgili konularda tamamlanmalar yaşıyoruz. Bu amel defterimize yerleşere ruhsal olarak tekamülümüzü belirtiyor. Haliyle bir kişi evrensel merkezdeyse bir çok yıldızla ilgili konuda rehberlik-ustalık yapabilecek kadar hayat deneyimine sahip olduğu veya geçmiş yaşamlarında yıldızlarla ilgili işlerini tamamladığı içindir. 
Ruhsal boyutta her yıldız bir gizem okuludur. Burada semboller, mitolojiler ve çağrışımlar güncel olanla uyumlu bir şekilde yorumlanabilir ve buradan da manevi uzay araçları kaldırılabilir. Carl Gustav Jung’un çalışmaları da göz önünde bulundurulunca Bilinç Bilinçdışına gittikçe Kollektif Şuur ile iletişim kurar. Bu noktada çoğu kişi kendisiyle doğrudan ilgili olarak astral boyutta, toplumsal bilinçte ve mevcut zamanda hüküm süren veya işleyen enerji ve yapılara dair formlar görür. Psişik bilginin nasıl form kazandığı haliyle kişinin kendi eğitimi, ruhsal pratiği ve koşullandırmalarına dayanır.
DMT gibi maddeler kullanmak veya cinsel ayinler yaparak bilgi kanalize etmenin de biraz da hayalgücünü tetikleyen enerjinin açığa çıktığını anlamak gerekir. Burada İyi Niyetle, Doğrulukla, Özle, Hakikatle ve Tanrı ile kalmak da safsataları engellemek için önemlidir. 
 
Haliyle bu yıldızlarda yaşam tespit edersek, en az bizim kadar bütün kavram, değer ve unsurlarıyla canlı ve birbirine dolaşık bir oluşum göreceğiz. Bu geleneksel astrolojik manalandırmayı haksız çıkarmaz, daha ziyade kozmik vatandaşlık ile alakalıdır. Haliyle Evrende Yaşam taşıyan her yıldız ve gezegen bir kozmik vatandaştır.
 
Psişik bağlantılar uzaylıların varlığını pek de kanıtlamıyor. Bir Müzisyen veya Sanatçı da aldığı ilhamla önemli bir psişik medyumluk yapar. Sadece onun için medyumluktan ziyade bunun ifade edilmesindeki estetik ve aktarılan mesaj gibi durumlar daha önem teşkil eder. Bir sanatçıdaki medyumik yetenek toplumsal bilinci anlaması, tanıması ve konulara İlahi Varlık tarafından bakarak yaratıcı eser koymasıyla geçerlidir. Böylelikle her sanatçı gönüllü katılımıyla toplumda duygusal-düşünsel-ruhsal şifa ve simyaya katkıda bulunabilir.
 
Aynı şekilde bir bilim insanı da aldığı bilimsel nosyon ve tarihsel anlayış seviyesine yeni bir şey koyarken, İlahi Planla birlikte iş yapabilir. Bu durumda bilimi daha ileri taşıyacak olan ilhamın geldiği yerde bir anlam aranmalıdır. Haliyle Evrendeki yasaları incelemek ve doğrularını saptamak da Evrenin Yaratıcısına ve O’nun aklına yapılan bir tefekkürdür ve bu tefekkür bir hayat boyu emek ister. Ateist olmak işten bile değildir böylesine önemli bir görev için ancak ateistin de agnostiğinde ilacı gnosistir (irfan).
 
Uzaylıları arama ve bağlantı kurma işini profesyonal olarak SETI ve benzeri kurumlar zaten yapıyor. Ayrıca Işık Hızını aşabilen Teleskoplar ve Uzay Araçları geliştirmemiz de bu tarz bir iş için oldukça gereklidir. Bir yıldızın çevresindeki gezegenlerin Gece tarafında Işık yanıyor mu yanmıyor mu kontrol etmek en nihayetinde Global bir Şuur açılmasının da işaretidir. Bunun yanı sıra Uzaylıların direkt olarak gelerek varlıklarını toplumlara ispat etmesi de önemli bir gelişme olabilir. Ancak bu ihtimale sadece değinilmekte fakat rağbet edilmemektedir.
 
Evren büyüktür haliyle Dünya dışında yaşam vardır. Lakin büyücüler de Dünya’da kendilerini astral planda uzaylı gibi de tanıtabiliyorlar. Ancak bu uzaylılık hallerine gitmelerine sebep olan psikolojinin altında da Sürüngen Beyin Kusurları, Popülarite Kaygısı, Aile ve Çevre ile Uyum Sağlayamama, Dışlanma, Gurur, Yabancılaşma, İnsan Varlığını Düşük Görmek, Dünyadan Ümidi Kesmek ve Herşeyden Şikayetçi Olmak gibi durumların bir kişiyi gerçekdışı bir şekilde uzaylılarla bağlantı kurmaya veya kendini uzaylı gibi hissetmesine sebep olduğunu gözlemliyorum. Tarihsel olarak Dünya Savaşları, Kitle İmha Silahları, Soykırımlar gibi durumlar da insanları geçmiş yaşamlarında ölüm anlarında yaşadıkları manevi karmaşanın da etkisiyle Dünya’yı terk etme güdüsüyle koşullandırmakta.
Psişik algılar kullanılarak kanalize edilen bilgi ve sözlerin arkasındaki filtrelerin nasıl olduğunu da bu geçmiş yaşam tecrübeleri doğrudan ve dolaylı yollarla etkileyebiliyor. Eleştiri kaldıramayan birisi de başkalarının gözünde mutlak bir otorite ve söz geçerliliği elde etme istediği için ben Uzaydan geliyorum diyebilir, en azından dikkat çeker. Bunu gerçekten sanıyor veya yalan söylüyor olup olmadığı da dikkat çekmeli. Bir kişinin gerçekten uzaylı olması ve insan olarak bedenlenmesi haliyle önemli bir durumdur ama çoğu durumda Dünya’da olan biteni olumlu yönde etkileyecek şekilde ele alınmamıştır, ya içsel yapının yeterince işlenmemesinden kaynaklı bir sanrı ya da sorumluluklardan kaçmak için söylenen yalan olmuştur.  Ancak Ruhsal varlığımızın başka gezegenlerde yaşadığı da eğer mümkünse bu geçmiş yaşamların kayıtlarına bakılarak anlaşılabilir. Ancak bilinçaltının doğası gereği böyle bir bilgiye erişirken kişinin bilinçaltını dürüstlükle koşullandırılmış olması Dünya için çok daha önemlidir. Haliyle bu tarz kanal çalışmalarına girmeden önce Aile Dizimi, Regresyon Terapisi gibi şifa çalışmaları yapmak, önemli bir zihinsel güvenlik önlemidir. 
 
Ruhsal varlığımızın başka galaksilerde veya yıldızlarda başka yaşanabilir gezegenler içinde çeşitli varlık spektrumlarında enkarne olması durumu da ihtimaller içindedir. Bir arkadaşım bu benim Dünya’daki ilk hayatım dediği zaman yine hoşgörülüyüm ve araştırmaya çok istekliyim, çünkü bunu deneyebileceğimiz yöntemler var. Ancak ben daha ziyade amaçtan şaşılmamasını ve toplumsal ödevlere odaklanılmasını tercih ederim. Haliyle bu konuları da usülüne göre araştıran, en basitinden bir araştırma usülü oluşturan kurumların da ortaya çıktığı bir çağdayız.
 
Bilimsel olmayan bireysel veya küçük bir grubun bu kontağı kurduğunu iddia etmesi özellikle toplumda kargaşa yaratabilir. Neye dayanarak, ne gerekçeyle, ne için, nasıl önlem ve tedbirlerle, nasıl bir yöntemle?
Hali hazırda Metafizik İlimler üzerine bir çok ayakları yere basan, gerekli yerde geleneğin yanlışını çürüten ve doğrusunu açığa çıkaran eserler veren bir çok Alim ve Arif olmuştur. Bunların hiçbiri uzaylılardan bahsetmemiştir. Haliyle bu kişiler de Ezoterik Astroloji dahilinde Yıldızlarda rehberler ve ustalar olarak da görülebilen kişilerdir. Politikacılar, Bilim insanları veya Sanatçılar gibi tarihe geçmiş kişiler de yıldızlarda gözükebilirler. Muradını gerçekleştirme başarısı göstermiş her ömür biraz da yıldızlarda yer tutmamızı sağlar. Bu bakış açısında haliyle yıldızlara atfedilen değerlerin vurgulanması, kişinin idealleri gerçekleştirebilmesi yönü önemlidir. Bu haliyle psişik iletişim kurmak çok daha güvenlidir. Örnek vermek gerekirse;
  • Muhyiddin ibn Arabi – Fomalhaut / Polaris / Al Hena / Antares / Sirius
  • El Morya – Sualocin / Menkar / Algol / Antares
  • Karl Marx – Mirfak / Zuben Elschemali / Elgenubi / Alpheratz
  • Charles Darwin – Rigel / Mizar / Pleiades
  • Mikao Kaku – Arcturus / Deneb Adige / Sirius
  • M. Kemal Atatürk – Antares / Fomalhaut / Mirzam / Aldebaran / Zuben Elschemali / Elgenubi
  • Ludwig Wittgenstein – Alcyone / Ruqbat / Castor

Siz de yıldızların manevi değer ve anlamlarına göre orada kimin rehberlik-ustalık-öğretmenlik ettiğini tespit edebilirsiniz. Bu bireylerin toplumsal bilince yaptıkları katılımın konulara ayrılarak yıldızlara paketlendiğine dair bir teorinin işlerliğini manevi deneyimler içinde gözlemleyebiliyoruz.

 
Haliyle uzaylılarla bağlantı kurduğunu iddia eden kişilerin doğruluğunu kanıtlamak çok mümkün değildir. Doğruluğun da böyle bir durumda dereceleri vardır. Bu durumlar sembolik olarak da bir takım doğruları üstü kapalı bir şekilde yansıtıyor olabilir. Böyle bir çalışmaya giren kişinin toplum hayrına samimiyetini sağlamak için en azından akademi, bilim, sosyoloji, tıp, şifa, nöroloji, psikoloji, tarih, ilahiyat, simya, yoga, maji gibi konularda saygın çevrelerde çeşitli kişilerden gelen eleştirileri de kabul etmesi ve kendisini incelettirmesi gereklidir. Bunu özellikle popüler kültüre nakletmek veya yaygınlaştırmadan önce sağlam dayanaklara almak şarttır ve şu haliyle bütün uzaylı kontakları kuşkuludur.
Haliyle şifa ve simya gibi ilimlerle sağaltım ve tekamül göstermek bireysel ve toplumsal algının da netleşmesini sağlar. Ayrıca İlahi ve Ruhsal Maji çalışmaları Hakikat, Hikmet ve Anlayış içinde topluma açık ve ayakları yere basan bir şekilde çalışıldığı zaman Uzaylı varlıkların varlığı konusunda netlik kazanmamız için önemli olur. Bu insan deneyimi içinde şu an psikolojik olarak mümkün olmayabilir. Mümkünse bile Uzaylılarla Psişik bağlantı kurmaya yönelik çalışmalar üniversite gibi analitik/bilimsel/eleştirel/kültürel düşüncenin hakim olduğu ve bilginin doğruluğunun tarafsız ve nesnel eleştirilerle kesinleştirilme çizgisinde ilerletilebildiği ortamlarda tatbik edilmelidir.
Reklamlar

Uzaylılarla Psişik İletişim Kurma Sorunsalı” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s