Hakikat bağlamında net bir şuur geliştirmenin önemli bir bilimsel ve felsefi temeli olmalıdır. Bu açıdan Boğaz ve Göz çakralarını işlerken bu yönlerden özverili olmak, düşünme eyleminden kaçınmamak gerekir.
 
Meditasyon sessizliğe vurgu yaparak, düşünme eyleminden kaçınmaya davet değildir. Aksine düşüncenin daha hızlı ve daha etkili yöntemlerini geliştirmemizi sağlar.
 
Ard arda kafanızın içinde bir başınıza cümleler ve monologlar kurarak kendinizi tüketmek yerine, sessizlikte şuurunuzla bütüncül olarak evrende neler yapabildiğinizi gözlemler ve keşfedersiniz.
 
Zihniniz bir kelime veya sembol ile de koca bir mana bulutuna dalış yapabilir. Burada da mana katılaşarak anlama dönüşür.
 
Meditasyon zihnimizde derinleşerek bir organizma ve beden boyutunda da zihin deneyimini açmamızı sağlar. Bu zihin ayrıca ruhsal çalışmalar ve anlayışla terbiye edilerek Ruhun Rahmeti ve Nuruyla daha da iyileşir ve gelişir. Haliyle Ruhen olgunlaşan bireyin hem fiziksel hem psikolojik sağlığında hem de topluma olan etkisinde olumlu bir çizgi görülür. Bu doğruluğu koruyabilen kişi de hakikat açısından daha ehliyetlidir diyebiliriz.
 
Haliyle formlara ve dogmalara kanmadan bağlamlar içinde eylem ve tavır içinde sağlığı gözeterek bir denge tutmanın algıları da düzelttiği kuşkusuzdur.
 
Şifacılık yolunda ilerlediğim süre boyunca Hakikat ve Sağlığın birbirleriyle özellikle Ruhsal bağlamda birbirlerine çok dayandığını ve Hayatın önemli bir sütununu oluşturduğunu gördüm. Şifacıların Ruh gibi görünmez ama deneyimlenebilir bir konuda sağlam saptamalar yapabilmesi haliyle algılara direkt olarak olumlu müdahale yapabilmelerinden kaynaklı. Ancak bunun hakikate temellenmiş olması da rica değil, emir.
 
Gerçekçi olmak lazım, kendini oluşturan unsurların her köşesini didik didik işleyerek kendini mesleğe hazırlayan bir şifacı haliyle çok kısa sürede toplumda önemli bir farkındalık gelişiminin önünü açar. Her okullarda, hastanelerde, cezaevlerinde, devlet kurumlarında ve özel sektörde şifacılar bulundukları alanlara çok çeşitli katkılarda bulunabilir.
 
Şifacılık Modern Tıppın yaptıklarını yapamayabilir. Ancak Modern Tıp için daha fazla hasta yaratılmasının önüne geçebilir ve Modern Tıp ile birlikte koordineli bir şekilde çalışabilir. Bedensel sağlığımız da psikolojik durumumuza dayanıyor, ancak Ruh da seküler bir konu olarak görülmeli ve görülebilmelidir. Bu açıdan Modern Tıp da Ruhsal ve Bütüncül Şifa Disiplininin yapabildiklerini yapmaya muktedir değildir.
 
Herkes ruhsal deneyim yaşar ama çoğu kişi kendine saklar. Konuşulmaya bile çekinir. Ancak bir şifacı bu alanda rehberlik yapabilmelidir. Ölüm ve doğum ötesine dair geleneklerden de gelen önemli bir farkındalığımız var. Sadece bunun içinden geçişimiz toplumsal bilincin zayıflığından ötürü sıkıntılı olabiliyor.
 
Bu yönde kapsamlı çalışmalar yapıldığı durumda 300 sene içinde herkesin geçmiş yaşamlarının kayıtlarını tutabilir hale gelebiliriz. Bu haliyle Toplumun Ruhsal Bedeninde Göz Çakrasında bulunan Zaman-Mekan Düğümünün (Gordion Düğümü, Rudra Granthi) de somut plana yansımış çözümü olur.
Reklamlar

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s