Somut Yaşamın Ruhsallığı – Bilgi & İnanç ve İrade

Bilim ve Sanat gibi insani uğraşların yükseldiği bu çağda ruhani varlıklar olduğumuzu unutmamak da son derece önemlidir. Çünkü yaşam başlı başına ilahi bir deneyimdir ve aldığımız her nefes son derece kutsaldır. Aslında her eşya bile Tanrının bedenindendir ve bu yüzden maddenin içindeki kutsallığın farkına varmak hayat deneyimimizden ruhsal bir doyum almamızı sağlayacaktır.

Bilim sonsuz yaratıcı Tanrının işlerini inceleyerek O’nu tanımamızı sağlayan bir disiplin olarak da görülebilir. Sanat da insanın yaratıcı yönünü vurgulamaktadır.

İnsanın algı kapasitesi de çağımızda arttığı için, inançların dönüşebilen ve değişebilen şeyler olduğunu bilmeli ve Din-Bilim-Felsefe-Sanat arasında bir denge ve evlilik olabileceğini görebiliriz.

Bilim son derece somut inançlar üretmektedir ve ateist bir yaklaşım bilimin yöntemleri için ne kadar uygun olsa da içimizdeki tanrısal kıvılcıma ulaşan yolu da tıkamaktadır, çünkü bu bedenlerimize dini inançlar üzerinden kodlanır. Bilimin varoluş üzerine yaptığı araştırmaların doğal bir sonucu insanı olduğundan daha öteye götürür. Burada incelenen varoluş da Tanrının bedeni üzerinden insanın algı ve ölçüm araçları tarafından ölçülebildiği kadarıdır. Bu yüzden Varoluş Bilim ile Dini evlendirebilecek bir noktadır. Bu da bilimin inançların nasıl çalıştığını incelemesi ile mümkündür. Çünkü inançlarımız yaşantımızı deyim yerindeyse yaratabilmemizi ve tasarlayabilmemizi sağlayacak bir güç taşır, çünkü inanç güçü aktifleştiği zaman iradeye dönüşür ve irade bilinçaltı güçlerini güdüm vererek seçimlerimiz doğrultusunda hareket etmesini sağlar.

Boğaz çakra ile süzülen irfan sayesinde Tanrıyla olan bağımız sadece dini değil aynı zamanda hayati ve bilimseldir de, çünkü hayatımızı sözlerle yarattığımız Boğaz çakra seviyesinde anlaşılan bir gerçekliktir. Bunu anlamak için günlüğünüzü olumlu duygularla yazmanız yeterlidir, bir ay içinde hayatınız radikal değişimlere uğrayabilir.

Ruhsal tekamül sadece Kalpte Ahlak ve İman ile gerçekleşen tekamül değildir, İmanın tekamülü Hakikat Bilgisidir. Bu bilgi maddi gerçekliğimizi de kapsadığından ötürü, Bilim ve Duyularla Aldığımız somut bilgiler üzerindeki tekamülümüz de gayet ruhsaldır. Metafizik ve Fizikin birleştiği noktada bulunan varlıklarızdır. Tanrı inancı eğer deneyime dönüşürse bilinmeyenleri açabilecek gücü bize sağlar. Çünkü bu İnsanın kendi ihtişamını hatırlaması demektir. Bilimin amacı da bilinmeyeni bilebilmektir.

Tanrı somut planda da konuşabileceğimiz, irtibata girebileceğimiz bir varlıktır. Şuurunuz O’na uzandığı zaman, şuurunuzda da onunla birleşirsiniz ve arada bir bilgi aktarımı olmaya başlar. Buna İlham ve Vahiy denir. Ancak bunun net olması bizim duygusal, zihinsel ve ruhsal bedenlerimizin temiz olmasına ve geliştirdiğimiz düşünsel ve sezgisel araçlara bağlıdır. Bu sadece Psişik ve Dini olgular olarak değil aynı zamanda gayet somut deneyimin için bir çok şekilde de kendini gösterebilir. Günümüzün metafizik hakkında geliştereceği tezler için somut bir temeli burada oluşturabileceğimiz kanaatindeyim.

Ancak kalıplaşmış inançlarımız  ve duygusal-düşünsel yüklerimiz bu deneyimi hakkıyla yaşamamızı engelleyebilir ve fazlalıklarımızdan  arınmamız gerekebilir. Bu süreçte en önemli role sahip olacak şey irademizi ortaya koymaktır, bu şuurumuzu geliştirecek en önemli güçlerden biridir. İrade güçlü ve bilgiye dayandığı  zaman duygu ve düşünce iradeyi takip eder, iradeyi inançtan ayıran fark da bu noktadadır. Bu da İlhamın şuurlu bir şekilde alınabilmesini sağlar.

Somut gerçekliğin bilgisini açtıkları için Bilim İnsanları da Somut Hakikat Bilgisinin bir elçisi olarak Dünyada bir iş yapmaktadırlar. Ancak bilim bu bahsettiğim Hakikat Bilgisinin bir yönüdür ve somutlaştırıcı bir temelidir. Bunun ötesinde soyut bilgiler de vardır. Bu soyut bilgiler gayet rahatlıkla maddenin içine yerleştirilebilir ve İlham ve Vahiy türünden bilgilerin şuura çekilmesini sağlayabilir.

Renk, Ses, Koku, Yıldız ve Gezegen Tesirleri, Maddenin Dizilimleri, İşaret Dili, Sanat Eserleri, Kutsal Metinler, Tarot Kartları vs. madde üzerinden ilahi bilgiyi almamız için bize açılan İlham kapılarıdır. Duyularımızı doğru beslemek ve Tanrı ile daimi bir irtibat içinde olmak Fizik bedenimiz de dahil olmak üzere bütün Ruhsal bedenlerimizin beslenmesini ve nefes almasını sağlar. İbadetler, Ritüeller, Dualar kadar Dans etmek, Sanat yapmak, Gönlümüzden geçeni yapmak, İşlerimizi sevgiyle yapmak, Olumlu düşünmek ve Tanrıyla Konuşmak da Rahmani Nefesten istifade etmemizi sağlar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s