Regresyona Genel Bakış ve Samskaralar

Regresyon terapisi çokboyutlu bir şifa ve simya sürecidir. Fizik ve fizikötesi bedenlerimizin şifalanması ve karmik yükümüzün hafiflemesi için yaparız. En nihayetinde regresyon illüzyonlardan sıyrılarak ölümsüz ve ebedi olan esas varlığımız yani ruhumuzla var olmamızı sağlar.Amacımız geçmiş yaşamları şifalandırmaktan ziyade şimdiki yaşamımızı geçmiş yaşamlar üzerinden şifalandırmaktadır.

Regresyon terapisini anlamak için Hindu Yogilerin Samskara adını verdiği Astral yapıların ne olduğunu anlatmak yerinde olur. Samskara kelimesi Psikoloji İzlenim, Eğilim, Karmik Güdü, Koşullanmalar, Kişilik Özellikleri gibi manalar taşırlar. Geçmiş yaşamlarda yaşanılan vicdanı zorlayan, aşırı veya travmatik bir durum eğer onu yaşadığımız hayat içinde çözümlenemezse ve ağırlığı yaşanırsa, bu enerji olaya dair anıyla birlikte kristalize bir yapı alarak astral bedene depolanır.Bu ve bundan sonraki regresyon yazılarımda, bu kristalize yapılardan bahsederken samskara terimini kullanacağım. Regresyon terapisinde bu samskaraları açarak, derinlerimize gömdüğümüz bu anıları yeniden yaşar ve içeriğindeki enerjiyi temizler ve dönüştürürüz. Böylelikle bu izlenimlerden özgürleşir, karmik yükümüzü de hafifletir ve ruhumuzu tamamlarız.

Aslında bu samskaralar birleştiğinde kişiliğimizi onun gölge yanıyla birlikte oluştururlar. Aslında kişiliğimiz esas benliğimiz olan ruhumuzla kesinlikle alakalı değildir. Kişilik ruhun ebedi yaşamda dünyada enkarne olabilmek için giydiği bir kıyafettir. Regresyon çalışmalarında ruh kişiliğin peçelerinden arındırılır.

Bu samskaralar astral bedenimizde kaldığı süre boyunca hayatımıza çeşitli şekillerde içeriklerini yansıtırlar. Regresyon terapisi sırasında açtığımız samskaraların içeriği şu veya bu şekilde hayatımızda kendini göstermiş olabilir, bu hem kendimde hem de danışanlarımda çok sık karşılaştığım bir durumdur.

En fiziksel seviyede organlarımız düzgün çalışmayabilir. Mesela öfkeyle ilgili bir izlenim genellikle mide-karaciğer bölgesine kaydedilir bulunur ve bu izlenim şifalanana kadar her öfke durumunda mide veya karaciğerimizde şiddetli fiziksel rahatsızlanmalar yaşayabiliriz. Samskaralar dönemsel olarak yaşadığımız ve sebebini bilmediğimiz ve doktorların da çözemediği rahatsızlıklarla ilişkili olabilir. Ayrıca geçmiş yaşamda yaşadığımız deneyimler çocuk doğuramama, düşük yapma, dünyevi yaşamda tutunamama gibi somut durumlar geçmiş yaşamlardan gelen izlenimlerden kaynaklanabilir.

Samskaralar duygusal ve düşünsel yaşantımızı etkilerler. Majör depresyon, şizofreni, bipolar bozukluk, intihar eğilimi, suçluluk duygusu, güvensizlik, paranoya veya şiddet eğilimi gibi bir çok psikolojik durumun sebebinde geçmiş yaşam deneyimleri yatıyor olabilir.  Bir türlü içinden çıkamadığımız olay kalıpları ve sebebini bilmediğimiz krizler ile sürekli test ediliyormuşuz hissine kapılabiliriz. Bu olay kalıplarının içinde yaşadığımız duygular kontrol edilemez şiddette olduğu zaman, olaylarla olay olur, haliyle farkındalığımızı kaybederek olayın meydana gelmesine sebep olan şeyin aslında içimizde bir yerden kaynaklandığını unuturuz. Bu durumlarda regresyon bize hem içinde bulunduğumuzun durumun manevi yönlerini açığa çıkarır hem de bu durumun şifalanmasını sağlar.

Alt-Lunar Astral bedenimiz karma bedenidir. Bu beden karmik yükümüzü samskaralar aracılığıyla taşır ve negatif karmamızın hayatımızda tezahür etmesini sağlar. Lunar Bedene kayıtlı olan izlenim ve duygular olayları çeken manyetizma yasasını çalıştırırlar. Biz bu izlenimleri farkındalığımızla aşana kadar da bu olay başımıza gelmeye devam eder. Aktifleşmiş bir samskaranın içinde ihanet duygusu varsa, ihanete uğrar, kıskançlık varsa kıskançlık duygusunun ağır bastığı ilişkileri bilinçdışı bir şekilde seçer ve hayatımıza çekeriz.

Geçmiş yaşamlarda köklenmiş durumlarla karşılaştığımızda sınava tabi tutulduğumuzu düşünebiliriz; ancak burada kesinlikle sinirlerimizin dayanıklılığı veya sabrımız test edilmemektedir. Ancak evrensel yasalara karşı gelen her durum bizim için zorlayıcı deneyimler çekecektir, bu durumları sınavlar olarak algılayabiliriz. Ancak burada nereden sınandığımızı bilmezsek evrenin güçlerine karşı nafile ve kısır bir çaba içinde oluruz. Bu türden zorlayıcı durumlarla karşılaştığımızda özellikle Adalet-Karma-Özgür İrade Kanunları ile ilgili olabileceğini; yaşadığımız Dünya’da Kalp, Sevgi, Gönül ve Vicdan konuları üzerinden tekamül ettiğimiz üzerine düşünmenizi isterim. Hayat sınavlarımızda bu konuların önemli bir alan kapladığını düşünüyorum. Bu kanunlar bütün Dünya dinlerinde vurgulanmıştır.

Daha ziyade seçimlerimiz, idrak ve farkındalığımız dolaylı yoldan test edilmektedir. Ama aslında bir test değil karmamızın oluşturduğu bir illüzyon vardır bu durumda. Bu da kendi seçimlerimizle yazdığımız kaderdir ve bunu değiştirmek elimizdedir. Bu yüzden geçmiş yaşamlarımızı hatırlarız ve enerjiyi temizleyerek doğru yolu seçeriz.

Samskaraların içeriğindeki anıları unutmamız aslında mevcut hayatımıza devam edebilmemiz için manevi bir koruma mekanizmasıdır. Her samskara tetiklenmemiştir bazıları pasif haldedir. Bütün samskaralar aynı anda tetiklenmiş olsalardı hayatımız içinden çıkılmaz bir cehenneme dönüşürdü. Bu hayatımızla hiçbir ilgisi olmayan sebeplerden ötürü şizofreni, öldürme isteği, kronik major depresyon, yüksek intihar eğilimi gibi şiddetli psikolojik rahatsızlıklar yaşamak kaçınılmaz olurdu. Bu yüzden geçmiş yaşamların anıları samskaralara kapatılarak, bize unutturulur ve kontrollü bir şekilde hatırlatılır. Çünkü farkındalığın artması için bu izlenimlerden özgürleşmemiz de gerekir. Samskaraların tetiklenmesi içeriğinde bulunan duyguları tetikleyecek olaylar, ateşli hastalıklar, Kundalini yükselmesi veya göksel tesirlerden kaynaklanabilir.

Takdir edersiniz ki geçmiş yaşamlarımızın romanlarını yazmak için yapmıyoruz bunu. Keza böyle bir çaba kısırdır ve hayalgücümüz de bize yeterli veriyi sağlayacak ve bizi amacımızdan uzaklaştıracak kadar geniştir. Aslında regresyon yaparak şimdiyi şu anı şifalandırmak için soyut bedenlerimizin yaralarını şifalandırıyoruz.

Regresyonun aynı zamanda bir simya süreci olduğunu da söylemiştik. Şifalanmalar sırasında samskaraların içindeki enerji yükü daha yüksek enerjilere dönüşmektedir. Ancak bu daha sonrasında lunar astral bedenimiz, barındırdığı samskaraların içeriğiyle beraber dönüşerek, bu bedenin solar astral bedene  MerKaBa’ya dönüşmesi için gerekli bir süreçtir. Soyut bedenlerimizdeki bu şifalanma hayatımıza beklenmedik şekillerde yansır.

Regresyon ve Merkaba çalışmaları birlikte yapıldığı zaman daha etkili olur. Regresyon terapisi yapmadan veya regresyon mekanizmasını bilmeden Işık Beden – Merkaba veya Cinsel Tantra çalışmaları yapmak ancak samskaraların tetiklenmesine ve kişinin çalışmadığı yerden sınava tabi tutulmasına sebep olacaktır. En kötücül senaryoda hiç farkındalık yoksa samskaraların içeriğindeki olayları tekrar yaşamak zorunda kalabilir. Merkaba regresyon için gerekli olan ışık enerjisini sağlamaya yardımcı olurken Cinsel Tantra’da fizik ve fizikötesi bedenlerin ışık kapasitesini yükseltir ve bedenlerin dönüşmesini sağlar. Böylelikle süreç daha hızlı ilerler.

Reklamlar

3 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s