Konsantrasyon Bozukluğu

Zihinsel durumlardan konsantrasyon bozukluğu çağımızda büyük bir problem olarak önümüze gelmiştir. Çok çeşitli şekillerde ve bir çok sebepten ötürü bu problem oluşabilir. Konsantrasyon kişinin uğraşısından hem keyif almasını hem de işinde etkili olması için önemlidir.

Konsantrasyon zihinsel bir yetenektir. Dikkatimizi yoğunlaştırdığımız ve odaklandığımız zaman oluşan durum konsantrasyondur. Dikkat konsantrasyonun temelidir ve adeta bir kas gibidir. Bir konu veya nesne hakkında duyusal veya zihinsel bilgi almak için ilk önce o konuya dikkatimizi yönlendirmemiz gerekir. Zihinsel enerjimiz dikkatimizi takip eder. Ayrıca farkındalık türü de bu işe dahil olur. Bedensel dikkatimizi duyu organlarımızla sağlarken zihinsel dikkatimiz ise düşünme, hayalgücü veya analiz etme gibi zihinsel süreçler içinde olur.

Buddhist Monk Meditating at Cambodian TempleBilinç bulunduğumuz noktadadır ve merkezimizdir ve bu merkezi de zihinsel alanımız içinde taşıyabiliriz veya bir çakraya oturtabiliriz. Meditasyon yapacağımız zaman 3. Göz veya Kalp Çakra gibi meditasyon için uygun olan merkezlere kendimizi yerleştiririz. Bir şarkıcı farkında olmadan kendi merkezini kalbine veya boğazına yerleştirebilir. Yapılacak işe uygun olan merkeze yerleştiğimiz zaman, o konuya daha rahat odaklanırız. Nefes alış verişlerimiz bile bulunduğumuz alana göre değişir. Ayrıca aynı anda bir çok merkezden de bilgi alabiliriz. Şu an bu yazıyı yazarken 3. göz ve boğaz merkezlerinde aynı anda bulunuyorum. Bu sayede yazdığım konuya dair bilgileri daha rahat alıyor ve bedenimi otomatik olarak kontrol ediyorum, bu merkezlerde olduğum için açlık, gündelik duygular veya başka insanlar da aklıma gelmiyor. 3. Gözde bulunmak ayrıca odaklanmamı daha da kolaylaştırıyor. Boğaz çakrada bulunmak da hem yazı yazarken dil yeteneğimi güçlendiriyor hem de zihnimde mevcut bulunan bilginin yazıya dökülmesini sağlıyor. Eğer şu an dans ediyor olsaydım kalp, sakral veya kök çakraya merkezlenirdim.

Ayrıca bedensel durumumuz da konsantrasyonumuzda önemlidir. Doğru postürde oturduğumuz veya durduğumuz zaman dikkatimizi sabit tutmamız konsantre olmamız kolaylaşır. Hareket ederken de konsantre olabiliriz ancak kendinden emin, akış içinde hareket ederken bu daha kolaydır. Yeni bir hareket yaparken konsantre olmamız daha zorlaşır, böyle durumlarda dikkati bütün bedene yayabiliriz. Hasta ya da ağrılı olmak veya üşümek-terlemek gibi şeyler dikkatimizi dağıtır. Stresliysek bu bedenimize kasılmalar olarak yansır. Bu yüzden stresi boşaltmak konsantre olabilmek için çok önemlidir. Stresli olmak ayrıca zihinsel olarak da rahatsız hissetmemizi sağlar, bu şartlar altında konsantrasyon güçlüğü çekmek kaçınılmazdır.

Dikkatimizi yönlendirdiğimiz ve ilgilendiğimiz şeyden bilgi toplamaya başlarız. Dikkat yoğun değilken hareket etmeye veya sıçramalar yapmaya eğimlidir, bu genellikle ilginin azlığından kaynaklanır. Bazı durumlarda dikkat yok denecek kadar azdır ve bilinç alanına rastgele şeyler girer. Aslında bu sıçramalar zihnimizde dolaşan düşüncelerden dolayı oluşur ve zaman zaman zihnimizi boşaltmak konsantrasyonumuzu belirgin ölçüde arttırır. Bir işten başka bir işe sürekli gidip geldiğimiz zamanlarda odaklanmakta zorluk çektiğimiz açıkça görülür.

Konsantrasyonu bir konu veya eylemde sabit tutabilmemiz için her şeyden önce o şeye ilgi duymamız gerekir. Eğer ilgi yoksa konsantrasyonu sağlamak güçlük çıkaracaktır. İlgimizi oluşturan şeyler de o konu hakkındaki olumlu yargılarımız ve duygularımızdır. Herşeyden önce istekli olmaktır o konu hakkında.

Sevgi, huzur, merak gibi duygular konsantrasyonumuzu arttıran duygulardır. Zorunluluk, gereklilik gibi düşünceler ve duygular ise bizim konsantrasyonumuzu arttırmak yerine aksi yöne çekebilir. Telaş, panik, korku gibi duygular da konsantrasyonun kaçmasına sebep olur. Bazen kızgınken de çok yoğun olabiliriz konsantrasyon açısından ancak buradaki konsantrasyonun niteliği huzurluyken olduğumuzdan daha farklıdır. İçinde bulunduğumuz duygunun konsantrasyonumuza yoğunluk ve nitelik açısından değer kattığı bir gerçektir.

Yoğun konsantrasyonu sağlayan şey aslına bakarsanız akış içinde olmaktır. Hem duygusal hem düşünsel hem de eylemsel bir akış içinde yoğunlaştığımızda konsantre oluruz. Konsantrasyonu sabit tutmaya çalışmak da bir yanılgıdır ve konsantrasyon kaybına sebep olur.

Bu yüzden akış içindeki eylemlerle konsantre olmayı öğrenebiliriz. Traş olurken, yemek yaparken, kitap okurken, dizi-film izlerken veya kendinize bakım yaparken aslında dikkatinizin son derece yoğunlaşmış olduğunu farkedebilirsiniz. Bu durumlarda kendinizi ve dikkatinizi inceleyebilir ve konsantrasyonun doğasını anlayabilirsiniz. Bunu hayatınızdaki diğer eylemlere de böylece yansıtabilirsiniz.

Ayrıca meditasyon yapmak da konsantrasyonu güçlendiren bir çalışmadır. Konsantrasyon bozukluğunun nasıl aşılacağına dair yöntemleri başka bir yazıda ele alacağım. Ayrıca Meditasyon ve Konsantrasyon ile ilgili Podcastlerimi de yakında dinleyebilirsiniz. Takipte ve akışta kalın.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s