Problemlerin Köküne İnmek

Bir şifa çalışmasının etkili olması için bir takım önemli noktalar vardır. Bunlardan ilki öncelikle mevcut problemin ne olduğunun iyice anlaşılması ve ait olduğu seviyede doğru yöntem kullanılarak çözülmesi gerekir.

Modern Tıp, Psikiyatri ve İlaçlar çoğunlukla hastalıkların semptomlarını tedavi etmeye yönelik yöntemler geliştirmiştir. Ancak Şifacılıkta meselenin asıl sebebinin bulunarak kökten çözülmesi amaçlanır. Çünkü Şifacılar olarak bir insanı Fiziksel, Enerjetik, Duygusal, Zihinsel ve Ruhsal bir bütünlük olarak görürüz ve bu bütünlüğün herhangi bir parçasında oluşan herhangi bir durum kendini diğer boyutlarda da gösterebilir. Bu durumda bir hastalığın sebebi eğer psikolojikse, ve bunun farkında olmadan onun fiziksel yansımasına şifa çalışması yaparsak hastalığı şifalandırmak yerine ancak erteleyebiliriz. Bu da etkili bir şifa için yeterli değildir.

Genel olarak sorunların kaynağı bulunduğu kattan daha subtil katlarda bulunur. Böyleyken şifalanacak durum fiziksel bir hastalık olsa bile bunun kaynağı psikolojik alanda bulunabilir. Keza psikolojik bir durum da fiziksel bir duruma köklenmiş olabilir, şişman olduğu için kendini beğenmeme ve özgüven eksikliğine sahip olmak gibi. Şişmanlığın sebebi de kişinin içinde tuttuğu ve deşarj etmediği duygular olabilir, özellikle ne kadar diyet ve egzersiz yaparsa yapsın kilo veremeyen insanlar için sorun büyük ihtimalle bundan kaynaklanıyordur. Ancak bu en çok kişinin vücudunu olduğu gibi kabul edemediği durumlarda kişi için daha olumsuz bir vurgu taşır. Birisi kilolarıyla barıştıktan sonra haliyle kendine dair sevgisi daha da tamamlanır. Bu açıdan bir olgu bir çok açıdan olduğu gibi kabul gördüğü zaman gerçek sebepleriyle görülebilir. Şişmanlığını kabul edemeyen ve sebebinden kaçan birisinin duygusal açıdan yağ tutmayacak kadar deşarj olması da zordur.

Ancak burada vurgulamak istediğim iki şey vardır, birincisi insan varlığının çokboyutlu bir bütünlük oluşturduğudur ve bu bütünlüğün parçalarında olan herhangi bir problemin yansımalarının diğer boyutlarda da görülebileceğidir. Gerçek ve etkili bir şifa için insanın çok boyutluluğu her zaman göz önünde bulundurulmalı, bu yüzden ideal bir şifacıda bilgi, sezgi ve sağduyu/mantık bir arada çalışmalıdır. İkinci olarak da kompleks bir sorunun kaynağını araştırırken bu boyutların arasında geçişlerin ve zincirlemelerin olabileceğidir.

Bilinçaltı kendini rüyalarımız ve deneyimlediğimiz olaylara ortaya çıkan düşünce ve duyguların dışında bir de Fiziksel Bedenimiz üzerinden ifade eder. Yani bir nevi sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Bu bütünlüğü Sezgisel Anatomi başlığı altında görürüz. Sezgisel Anatomi bilinçaltı ile beden arasındaki ilişkiyi araştırır. Sezgisel Anatomiye dair eğitimler ve yazılmış kitaplar bulunmaktadır. Ancak her Şifacı kendi deneyim, sezgi ve bilgisini yaratıcı bir şekilde harmanlayarak bir Sezgisel Anatomi yaklaşımı oluşturabilir. Ancak bunun kesinlikle gözleme dayanması gerekir. Bilinçaltının beden üzerinden nasıl bir dil ile konuştuğu bu hususta önemlidir. Yanlış reçete vermekten kaçınılmalıdır ve psikolojik içerik ile fiziksel hastalık arasındaki bağlantıların çeşitliliği de gözlenmelidir. Bu bağlantılar metafor, sembol, yansıma, yankılama, karşılama, doğrudan, geçişli, çelişkili-tezatlı bağlantı örgüleri oluşturabilir. Bu bağlantılar arasında doğru olan sezgi ve İlahi Rehberlik yollarıyla görülebilir. Bir kişiye gerçekten sorumluluk alarak yardım etme isteği de sezgisel anatomide doğruyu bildiren önemli bir güçtür.  Sezgisel Anatomi yaklaşımları Empati, Durugörü ve Telepati gibi sezgisel yetenekler ile Psikoloji, Bilişbilim, Anatomi ve Pataloji alanlarındaki bilginin ve Biyoenerji, Qi-Qong, Çakralar ve Astroloji ile beraber harmanlanmasıyla oluşturulabilir.

Ayrıca psikolojik kompleksler ile karşılaştığımız zaman kompleksin merkezinde veya kökünde bulunan inanç, duygu veya düşüncenin ne olduğunu saptamak için şifalanan kişiyi yarı-trans haline sokarak “Ne?, Neden? Ne için? Öyle olursa ne olur?” gibi sorular sorarak problemin köküne inebiliriz ve kompleksi bir bütün olarak görebiliriz.

1426584584_10959809_764911616898176_3764325364548184058_nBazı hastalıklar yüzeylerinde görüldüğü gibi semptomların ortadan kaldırılmasıyla şifalanmazlar. Bu türden hastalıkların kaynağı çoğu zaman psikolojiktir. Eğer birisi Hipokondriyak yani hastalık hastası olduğu için vücudunda sürekli hastalıklar çıkıyorsa, yüzeydeki hastalıkları şifalandırmak, kişinin hipokondriyasını şifalandırmayacaktır ve olur olmaz hastalıklar yine bu kişinin bünyesinde oluşacaktır. Böyle bir durumda eğer hipokondriyanın varlığı ve altındaki sebepleri görülüp şifalanmazsa takdir edersiniz ki bu kişi şifalanmış olmayacaktır. O anki hastalığı geçebilir ancak bu şifa için yeterli değildir. Bu durumda etkili bir şifa çalışması yapmak istiyorsak kişinin Hipokondriyasını şifalandırmamız gerekir. Hipokondriya psikolojik bir komplekstir. Kompleksler kendileri özgü yapılarda oluşabilirler ve hepsi kendine has çözüm yolları ister. Ama her zaman köklendiği bir sebep veya merkez aldığı bir nokta vardır ve şifa çalışmalarında, şifalanacak kişi ufak bir trans haline sokularak, ne neden nasıl gibi sorular sorarak komplekslerin köküne ulaşabiliriz. Böylelikle bir problemin köküne ulaşırız ve bundan sonrasında geriye sadece doğru yöntem ile çözüme kavuşturmamız kalır. Bir kişinin hastalık hastası olmasına dair bir kaç sebep önerebilirim, bu aşırı evham da olabilir, kişinin sevgiye ve ilgiye ihtiyaç duyması ve bunu ancak hasta olduğu zaman etrafından görebilmesi olabilir.

Diyelim ki kişi etrafından ilgi görmek için hastalık üretiyorsa, kişinin bu inancını kaldırıp doğru olan inançları bilinçaltına öğretmemiz gerekir. Yani ilgi ve sevgiyi hastalık dışı durumlarda da alabileceği, gerek isteyerek gerek ima yoluyla belirterek sevgiye ihtiyacı olduğunu belirtebileceğini. Sevginin sevgiyi çekebileceğini. Kişi sevgi almaya açık değilse, bilinçaltında sevilmiyorum gibi bir kodlama varsa ve bu ancak hasta olduğum zaman seviliyorum gibi şartlanmışsa… Seviliyorum, bana gelen sevgiyi kabul ediyorum. Evren tarafından seviliyorum, Yaratıcının sevgisi her zaman üzerimde gibi inançların da yüklenmesini gerektirir. Sevgi almaya açık olmanın etrafımızdaki sevginin farkında olmak için yeterli olacağını anlamak gerekir.

Bu inançlar bilinçaltına telkin veya yükleme yoluyla kabul ettirildikten ve yerleştikten kişinin bu durumla alakalı hastalıkları olmayacak ve kişi gerçek anlamda şifalanmış olacaktır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s