Şifacılıkta Güven

Şüphe ve kuşku doğası gereği şifa mekanizmasını kapatır. Güven her türlü insan alışverişinde belirleyicidir, terapi ve danışmanlıklarda ise özellikle vurgulanması çok doğaldır. Terapiye gelen kişi şifacıya güvenmiyorsa veya şifacılığa kuşkuyla yaklaşıyorsa, ne kendini rahat bırakabilir ne de ondan gelen şifayı veya tavsiyeyi kabul edebilir. Kuantum fiziğinde gözlemcinin varlığı nasıl deneyi etkiliyorsa, şifacılıkta da işleme mevcut kişilerin bu deneyimi yorumlama biçimleri de deneyim üzerinde etkide bulunur. Danışan tarafından ne kadar çok güven ve teslimiyet varsa şifanın başarı oranı o kadar yüksek olur.

Şifacının güvenilirliği bu yüzden son derece önemlidir, çünkü bir çok danışan veya hastanın şifa deneyimi ve bilgisi yoktur, bu yüzden bilmedikleri bir alana girdiklerinden dolayı güveni oluşturmak şifacının görevidir. Özellikle şifacının kendi fiziksel ve psikolojik sağlığının dengede olması ve gerek deneyim gerek bilgi yönünden yaptığı işe hakim olması beklenir. Ancak şifacılığa kuşku ile yaklaşan birisine bir şifacının yardım etmesi için ilk önce onu ikna etmesi gerekir ve zorlu bir sınavdır. Kuşku duyduğu halde bir şifacıdan yardım isteyen birisinin kuşkusunu bir kenara bırakarak eylemi pasif bir şekilde gözlemlemek olumlu sonuçlar almasını sağlayacaktır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s